Ana içeriğe geç

İran'dan ABD müzakere heyetiyle ilgili bomba iddia: Witkoff ve Kushner masaya ceplerini doldurmak için oturdu

İran’ın, ABD Başkan Yardımcısı Vance’a özel bir kanal üzerinden ulaşarak Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın müzakere sürecindeki konumuna ilişkin ağır iddialarda bulunduğu öne sürüldü. Drop Site’a konuşan üst düzey İranlı yetkili, ikilinin diplomatik görüşmelerden elde edilen bilgileri finansal kazanç amacıyla kullandığından şüphelendiklerini söyledi.

İran'dan ABD müzakere heyetiyle ilgili bomba iddia: Witkoff ve Kushner masaya ceplerini doldurmak için oturdu
Karar
16

İran ile ABD arasında haziran ayının sonlarında İsviçre’nin Luzern kentinde yürütülen görüşmeler sırasında Tahran’ın, Başkan Yardımcısı JD Vance’a özel bir mesaj gönderdiği iddia edildi. Drop Site’ın kimliğini açıklamadığı üst düzey İranlı yetkiliye dayandırdığı habere göre mesajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner’ın müzakerelerde yer almaya devam etmesinin kalıcı bir anlaşma ihtimaline zarar vereceği savunuldu.

İran tarafının, Witkoff ve Kushner’ın müzakere sürecindeki bilgilere erişimlerini finans piyasalarında kazanç sağlamak amacıyla kullandıkları yönündeki şüphelerini Vance’a ilettiği öne sürüldü. Bu suçlamalar bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

ABD YÖNETİMİ İDDİALARI REDDETTİ

Drop Site, söz konusu mesajın aracı tarafından gerçekten Vance’a ulaştırıldığını bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti. İranlı yetkili ise Tahran’ın mesajın teslim edildiğinden emin olduğunu söyledi.

ABD Başkan Yardımcılığı ofisinden bir yetkili, Vance veya ekibine bu içerikte bir mesajın hiçbir zaman iletilmediğini açıkladı. Yetkili, Trump’ın müzakere heyetindeki isimlerin kişisel çıkar amacıyla hareket ettiği yönündeki imaların da gerçeği yansıtmadığını savundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de böyle bir mesajın ABD’ye aktarılmadığını söyledi. Witkoff ve Kushner ise haber yayımlanana kadar yorum taleplerine yanıt vermedi.

İRAN’DAN “İÇERİDEN BİLGİYLE PİYASA İŞLEMLERİ” İDDİASI

İranlı yetkili, Tahran’ın görüşmelerden önce de Trump’a Pakistanlı arabulucular üzerinden benzer uyarılar gönderdiğini iddia etti.

Yetkiliye göre İran, Trump’a yakın bazı kişilerin savaş ve diplomasiyle ilgili gelişmeleri önceden öğrenerek petrol vadeli işlemleri, enerji şirketlerinin hisseleri ve tahmin piyasalarında kazanç sağladığına ilişkin olduğunu savunduğu belgeleri arabuluculara sundu.

İran tarafının, bu işlemlerden elde edildiğini öne sürdüğü kazancı haziran ayında yaklaşık 9 milyar dolar olarak hesapladığı belirtildi. Tahran’ın bunun 4,5 milyar dolarlık bölümünün İran’a verilmesi talebini de yazılı olarak aracılara aktardığı iddia edildi.

Haberde bu hesaplamanın dayanağına ilişkin ayrıntılı ve bağımsız biçimde doğrulanabilir bir veri sunulmadı.

KUSHNER’IN İSRAİL’E BİLGİ SIZDIRDIĞI İDDİASI

İranlı müzakerecilerin, Kushner’ın görüşmelerdeki gelişmeleri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya aktardığı yönünde kaygı taşıdığı da ileri sürüldü.

İranlı yetkili, mesajların mevcut Amerikan heyetinin tamamına iletilmesi durumunda Kushner’a da ulaşabileceğini düşündükleri için Vance’a özel bir kanal kurmaya çalıştıklarını anlattı.

Haberde, Witkoff ve Kushner’ın Netanyahu ve Mossad yönetimiyle düzenli şekilde temas kurduğu yönündeki daha önceki Amerikan basını haberlerine de atıfta bulunuldu. Ancak bu temasların müzakerelere ait gizli bilgilerin usulsüz şekilde aktarıldığını kanıtlamadığı belirtilmeli.

İRAN, WITKOFF’U MÜZAKERELERİ YANLIŞ AKTARMAKLA SUÇLADI

Üst düzey İranlı yetkili, Umman’da düzenlenen görüşmeler sırasında Witkoff’un diplomatik çözüm üretmeye odaklanmadığını savundu.

İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları konusunda sunduğu önerilerin Witkoff tarafından Trump’a yanlış aktarıldığını iddia eden yetkili, bunun ABD yönetiminin İran’ın pozisyonunu tehdit olarak değerlendirmesine neden olduğunu öne sürdü.

İran tarafına göre müzakere heyeti, mevcut uranyum stokları ve bunların geleceğine ilişkin önemli bir esneklik göstermişti. Witkoff ise İranlı yetkililerin 460 kilogram yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu kontrol ettiklerini söylediğini ve bunun çok sayıda nükleer silah üretme kapasitesine karşılık gelebileceğini savunmuştu.

TAHRAN NEDEN VANCE’A YÖNELDİ?

İranlı yetkili, Vance’ın Trump’ın politikalarını değiştirebileceğini düşünmediklerini ancak Başkan Yardımcısı’nın müzakerelere daha gerçekçi ve profesyonel yaklaştığını değerlendirdiklerini söyledi.

Tahran’ın, ABD heyetinin genişletilmesini ve ekibe İran ile nükleer konularda uzman teknik isimlerin dahil edilmesini istediği de aktarıldı.

İran tarafının, Vance’ın kendi ekibine Orta Doğu ve İran konusunda deneyimli bazı kişileri ihtiyatlı biçimde dahil etmeye başladığını düşündüğü belirtildi.

Vance’a yakın bir kaynak ise Başkan Yardımcısı’nın diplomasi yürütebileceği İranlı muhataplar bulmaya çalıştığını söyledi. Aynı kaynak, Tahran’ın Witkoff ve Kushner’ın müzakerelerdeki varlığına yönelik itirazlarını daha önce de gizlemediğini ifade etti.

ROBERT MALLEY: VANCE DA TAM YETKİLİ SAYILAMAZ

Eski ABD Başkanı Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde görev yapan, 2015 İran nükleer anlaşmasının müzakerecilerinden Robert Malley de haberde görüşlerine yer verilen isimler arasında bulunuyor.

Malley, İran’ın Vance ile ayrı bir iletişim kanalı kurmaya çalışmasının stratejik açıdan anlaşılabilir olduğunu söyledi. Ancak Vance’ın Witkoff ve Kushner’a göre daha yetkili görünmesinin, Trump yönetimindeki kararları tek başına belirleyebileceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Malley’e göre Vance’ın savaşa mesafeli yaklaşımı ve kalıcı bir anlaşmanın siyasi konumunu güçlendirme ihtimali, İran açısından kendisini diğer Amerikan muhataplarından daha güvenilir hale getiriyor.

MÜZAKERELERİN GELECEĞİ BELİRSİZ

Drop Site’ın haberinde, Trump’ın 10 Temmuz’da Kongre’yi ABD’nin İran’a karşı resmen askerî operasyon yürüttüğü konusunda bilgilendirdiği ve ateşkesin sona erdiğini açıkladığı hatırlatıldı.

Trump bir taraftan İran’a yönelik saldırıların genişletilebileceği mesajını verirken diğer taraftan diplomatik temasların devam edebileceğini söylüyor.

İranlı yetkili, ABD’nin Hürmüz Boğazı konusunda askerî güç kullanarak sonuç alma ihtimalini sınamaya çalıştığını savundu. Washington’ın başarı sağlayamaması halinde yeniden müzakere masasına döneceğini ancak o aşamada anlaşmaya ulaşmanın daha zor olacağını ileri sürdü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler