Dünya orduları, savaşların nasıl yürütüleceği konusunda tarihi bir dönüşümün eşiğinde bulunuyor. Son yıllarda yaşanan çatışmalar, askerî gücün yalnızca sahip olunan tank, savaş uçağı veya savaş gemilerinin sayısıyla ölçülemeyeceğini ortaya koyarken; teknolojiye uyum sağlama, hızlı üretim ve savaş alanındaki değişimlere anında cevap verebilme kabiliyeti giderek daha kritik hale geliyor.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, başlangıçta birçok Batılı askerî yetkili tarafından ABD ve müttefikleri açısından sınırlı dersler içeren bir çatışma olarak görülüyordu. Bunun temel nedeni, ABD öncülüğündeki Batılı orduların hava üstünlüğüne, gelişmiş hassas güdümlü mühimmatlara ve kısa sürede büyük hasar verebilecek teknolojik kapasiteye sahip olduğuna yönelik inançtı.
Ancak savaşın uzaması, insansız hava araçlarının (İHA), elektronik harp sistemlerinin ve düşük maliyetli hassas saldırı araçlarının savaş alanındaki etkisi bu değerlendirmeleri değiştirdi. Özellikle ABD ve İsrail’in İran karşısında sahip olduğu ileri teknolojiye rağmen stratejik hedeflerine ulaşmakta zorlanması, geleneksel askerî üstünlük anlayışının yeniden sorgulanmasına yol açtı.
Dünyanın gözü bu dönüşümde: Askerî ezber bozuldu! Şimdi neler olacak? 'Bu tarihi bir kırılma olabilir'
Yıllardır değişmeyen savaş kuralları yeniden yazılıyor. Dünyanın en güçlü ordularını bile alarma geçiren bu dönüşüm, bildiğimiz tüm dengeleri sarsabilir. Uzmanların dikkat çektiği gelişme ise şimdiden büyük tartışma yaratıyor.
Hürriyet
16