Reuters'ın bildirdiğine göre son saldırılar, İran'ın boğaz üzerindeki deniz trafiği üzerindeki kontrolünü pekiştirme çabaları kapsamında gerçekleştirilen karşılıklı saldırıların son halkasını oluşturdu. Ancak son füze ve İHA dalgası, saldırıların hem kapsamı hem de yoğunluğu açısından önemli bir tırmanışa işaret etti.
Saldırılar, ateşkes görüşmelerinde arabuluculuk yapan ve nisan ayından bu yana ilk kez hedef alınan Katar'a kadar uzanırken, mayıs ayı başından beri ilk kez hedef alınan Birleşik Arap Emirlikleri de hava savunma sistemlerinin İran'dan fırlatılan füze ve İHA'ları etkisiz hale getirdiğini açıkladı.
İran medyası, ABD'nin yeni bir saldırı dalgası başlattığının bildirildiği pazar öğleden sonra, Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri tesislere ev sahipliği yapan Bender Abbas Limanı ile yakınındaki Kiş Adası çevresinde füze saldırıları ve patlamalar meydana geldiğini duyurdu.
Yeniden tırmanan şiddet, geçen ay imzalanan ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, ayrıca 60 günlük ek müzakere sürecinin ardından savaşın sona ermesini hedefleyen geçici ABD-İran anlaşmasının geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta yaptığı açıklamalarda ateşkesin fiilen sona erdiğini düşündüğünü belirtirken, yeni müzakerelere kapıyı tamamen kapatmadı.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı savaş, İran'ın ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almasıyla bölgedeki istikrarı daha da bozdu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen abluka altına alması enerji fiyatlarını yükseltirken, bu durum küresel enflasyonu da körükledi.
Özellikle benzin fiyatlarındaki artış, kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri öncesinde Trump açısından siyasi açıdan hassas bir konu olarak değerlendiriliyor.
Yoğun saldırı dalgası
İran, savaş öncesinde dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda geçişlerden kalıcı ücret tahsil edilecek bir sistem kurmaya çalışıyor ve gemilere kendi izni olmadan boğazdan geçmemeleri yönünde uyarıda bulunuyor.
Tahran yönetimi cumartesi gecesi yaptığı açıklamada, izinsiz rotada seyreden bir geminin önüne uyarı ateşi açılmasının ardından su yolunun kapatıldığını duyurdu. Pazar günü ise ikinci bir geminin de etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Hindistan, Umman açıklarında saldırıya uğrayan GFS Galaxy adlı konteyner gemisinde bulunan vatandaşlarından birinin kayıp olduğunu açıkladı. Umman ise gemide bulunan 23 mürettebatın kurtarıldığını bildirdi. Katar, eğlence tekneleri, balıkçı tekneleri ve jet skiler dahil tüm deniz araçlarına faaliyetlerini durdurmaları çağrısında bulundu.
İran'ın kısa süre önce kurduğu Basra Körfezi Boğaz İdaresi, "ABD askeri güçlerinin bölgedeki son yasa dışı hareketleri" nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişin şu anda mümkün olmadığını açıkladı. Açıklamada, "İstikrar ve sükunet yeniden sağlanır sağlanmaz geçiş izinleri verilecektir" denildi.
ABD ise, daha önce deniz taşımacılığına yönelik saldırılar nedeniyle salı günü İran petrolünün satışına izin veren lisansı iptal ettiğini hatırlatarak, İran'ın "saldırganlık, taciz, tehdit ve keyfi açıklamalarına" rağmen seyrüsefer serbestisini korumak amacıyla güçlerinin bölgede konuşlu olduğunu bildirdi.
ABD, "İran boğazı kontrol etmiyor. Deniz trafiği akmaya devam ediyor" açıklamasını yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da güvenlik tehdidinin yüksek olmasına rağmen Umman kıyılarına yakın genişletilmiş güney rotasının çift yönlü deniz trafiğine açık olduğunu yineledi.
CENTCOM, cumartesi günü yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İran'a ait 140 askeri hedefi vurduğunu, bu hafta üç gece boyunca ise toplam 300'den fazla hedefin, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçiş yapan sivil ve ticari gemilere saldırı kapasitesini azaltmak amacıyla vurulduğunu bildirdi.
İran devlet medyası ise birçok liman kentinde patlamalar meydana geldiğini ve İran ordusundan bir subayın hayatını kaybettiğini duyurdu.
Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, ABD'nin müttefiki Ürdün'de bulunan bir komuta kontrol merkezini ve İHA hangarlarını imha ettiklerini, Kuveyt'teki bir ABD radar tesisini hedef aldıklarını, Umman'daki ABD uçak gemilerine ait destek ve yakıt ikmal platformlarını vurduklarını, ayrıca Katar'da bir savaş uçağı bakım merkezi ile komuta tesisini yok ettiklerini açıkladı.
"Sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin"
Daha önce saldırı altında olduğu sürece arabuluculuk yapmayacağını açıklayan Katar, saldırıda düşen şarapnel parçaları nedeniyle biri çocuk olmak üzere üç kişinin yaralandığını bildirdi. Doha yönetimi, saldırının tüm hukuki sorumluluğunun İran'a ait olduğunu açıkladı.
Birleşik Arap Emirlikleri, sınırları dışında füze tehditlerinin tespit edildiğini duyururken, Bahreyn çok sayıda İran hava saldırısını önlediğini açıkladı. Ürdün ise füze saldırılarını doğruladı. Umman da insansız hava araçlarıyla hedef alındığını açıkladı. Kuveyt ordusu saldırılarda hasar oluştuğunu, bir petrol sondaj platformuna isabet eden saldırıda bir çalışanın yaralandığını bildirdi.
Umman, iki bölgede düzenlenen İHA saldırıları nedeniyle İran'ın Maskat Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak protesto etti. ABD'nin Umman Büyükelçiliği ise Dukm ve Musandam bölgelerinde bulunan vatandaşlarına bulundukları yerde sığınakta kalmaları çağrısı yaptı.
Son çatışma dalgası, cumartesi günü Umman'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından yaşandı. İran, görüşmelerin Hürmüz Boğazı'ndaki düzenlemelerin koordinasyonu amacıyla yapıldığını ve Katar'ın da katılımıyla devam edeceğini açıkladı.
Arakçi daha sonra Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek bölgedeki gelişmeleri ele aldı. İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, Pakistan'ın ABD ile İran arasındaki süreçte önemli arabuluculardan biri olduğunu aktardı.
Öte yandan İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi. Size söylemiştik; ya sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin. Gerçek kapınızı çalıyor"