CANAN SAKARYA / ANKARA
Düzenlemeyi değerlendiren muhalefet partileri, mevcut uygulamada hesaplarını suç örgütlerine kullandıran kişiler ile dolandırıcılık suçunun asıl faillerinin aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesinin adalet duygusunu zedelediğini belirtti. Hazırladıkları karşı oy yazısında muhalefet partileri, sorunun yalnızca ceza indirimiyle çözülemeyeceğini belirterek, banka hesabı, ödeme aracı veya kimlik bilgilerinin suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandırılması fiilinin TCK'da bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini önerdi. Suçun asıl yürütücüleri ile hesaplarını kaptıran kişilerin hukuken birbirinden ayrılması gerektiği kaydedildi.
Adalet duygusu zedeleniyor
CHP, son yıllarda özellikle TCK 158’nci madde kapsamında düzenlenen ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarında, suçun asıl faillerinin kendi kimliklerini gizlediğini, özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı grupların banka hesaplarını (IBAN) veya her türlü dijital cüzdanlarını cüzi komisyonlar karşılığında kiralayarak suçta kullandıklarını belirtti. Kamuoyunda IBAN mağdurları olarak adlandırılanların mevcut ceza yargılamasında asıl faillerle aynı cezaya çarptırıldığını bu durumun suçun işlenişindeki kusur oranı gözetilmeksizin aynı cezaya hükmedilmesi nedeniyle adalet duygusunu ciddi şekilde zedelediğini bildirdi. Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak anılan hesap sahiplerinin çoğu zaman asıl faillerle aynı cezaya çarptırıldığı belirtilerek, nitelikli dolandırıcılık suçuna kasten veya taksirle iştirak ettiği kanıtlanamayan kişilerin eylemlerinin asıl suçtan ayrılması ve suç organizatörleriyle hesaplarını kullandıran kişilerin hukuken farklı değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Organizatörler tespit edilmeli
DEM Parti ise karşı oy yazısında sorunun yalnızca ceza indirimiyle çözülemeyeceğini belirterek, banka hesabı, ödeme aracı veya kimlik bilgilerinin suçta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek başkasına kullandırılması fiilinin Türk Ceza Kanunu'nda bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini önerdi. DEM Parti’ye göre bu düzenleme, hem tipiklik ilkesini koruyacak hem de suça bilinçli iştirak edilen durumlarda iştirak hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmayacak.
DEM Parti ayrıca, bilişim suçları soruşturmalarında asıl sorunun gerçek suç örgütlerine ulaşılamaması olduğunu vurguladı. DEM Parti, “Organize yapılar tarafından işlenen bu suçlarda soruşturmalar çoğu zaman yalnızca hesap sahipleri üzerinden yürütülmekte, suçun organizatörleri tespit edilememektedir. Oysa IP kayıtları, HTS analizleri, MASAK raporları, para transfer zincirleri ve diğer dijital deliller etkin biçimde kullanıldığında gerçek faillere ulaşılması mümkündür” değerlendirmesi yaptı.
Daha etkin denetleme gerekli
Yeni Yol Grubu, düzenlemenin suç örgütlerinin yönlendirmesiyle hesaplarını kullandıran kişilerin yaşadığı mağduriyetleri dikkate alması bakımından olumlu olduğunu ancak suç organizatörleri ile bilinçli şekilde hesap temin eden kişiler arasındaki ayrımın yeterince net ortaya konulamadığını kaydetti. Çözümün yalnızca cezalarda indirim yapılması olmadığını belirterek, suç örgütlerini ortaya çıkaracak etkin soruşturma mekanizmalarının kurulması, banka ve ödeme kuruluşlarının şüpheli hesap hareketlerini daha etkin denetlemesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik önleyici çalışmaların artırılması gerektiğini bildirdi.