Kanal İstanbul projesi güzergahında tarım alanları ve su havzalarının yapılaşmaya açılmasına yönelik hukuki mücadele devam ederken, yargı sürecinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Sazlıdere'nin ardından Arnavutköy ilçesine bağlı Yassıören Mahallesi'nin bir bölümünü kapsayan imar planlarına ilişkin açılan davada bilirkişi raporu tamamlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Ocak 2025'te onayladığı, Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı sınırları içinde kalan planlar, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yargıya taşınmıştı. Sözcü'den Cengiz Karagöz'ün haberine göre İstanbul 19. İdare Mahkemesi'nin görevlendirdiği, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti, imar planlarının hazırlanış yöntemindeki eksiklikler nedeniyle ‘teknik yönden sakat' nitelikte olduğunu saptadı. Raporda, söz konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı net bir şekilde ortaya konuldu.

PLANLAR ARASINDAKİ MEVZUATA AYKIRILIK
Hazırlanan 60 sayfalık bilirkişi raporunda, 61.8 hektarlık alanı kapsayan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı detaylıca incelendi. İki plan arasındaki ölçek ilişkisinin mevzuata aykırı kurulması, raporun en dikkat çeken tespitleri arasında yer aldı.
Raporda, "Planlar, diğer kademedeki planların büyütülmesi veya küçültülmesi yolu ile elde edilemez" ilkesinin ihlal edildiği açıkça ifade edildi.
İKİ FARKLI ÖLÇEKTE AYNI AÇIKLAMA RAPORU
Bilirkişi heyeti, nazım imar planında konut, ticaret, eğitim, park gibi birçok kullanım kararı bulunmasına karşın, bunların nasıl uygulanacağına ilişkin plan notlarının hazırlanmadığını aktardı. Raporda, bu durumun planı teknik açıdan geçersiz hale getiren temel bir eksiklik olduğu kaydedildi.
Heyet ayrıca, plan açıklama raporlarının da birbirinin büyük ölçüde kopyası olduğunu belirledi. Farklı ölçeklerde ve detaylarda hazırlanması gereken planlara ilişkin açıklama raporlarının, içerik bakımından neredeyse tamamen aynı olduğu aktarıldı.
"İSTANBUL'UN KUZEY ORMANLARI YOK OLUR"
Davayı açan TMMOB Mimarlar Odası, dava konusu olan 61.8 hektarlık alanın Kanal İstanbul projesi kapsamında ilan edilen ‘Yenişehir Rezerv Yapı Alanı' içinde bulunduğunu hatırlattı. Oda yetkilileri, bu planların uygulamaya girmesi durumunda İstanbul'un tarım alanları, su havzaları ve Kuzey Ormanları üzerinde geri dönülmesi güç tahribat yaratacağını savundu.
BAKANLIK VE BELEDİYENİN "KAÇAK YAPI" SAVUNMASI GEÇERSİZ KALDI
Dava sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AKP'li Arnavutköy Belediyesi ise ortak bir savunma yaptı. Kurumlar savunmalarında, bölgenin mevcut durumda plansız geliştiğini iddia ederek, hazırlanan bu planlarla kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesinin amaçlandığını öne sürdü.
Ancak mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyeti, planların hazırlanış biçimindeki temel ve teknik eksiklikler nedeniyle, idarelerin öne sürdüğü bu hedeflerin gerçekleştirilemeyeceği sonucuna ulaştı.