Türkiye'nin Gök Vatan'da caydırıcı gücü oluyorlar. Havada oyun bozucu özellikleriyle hem savunma hem taarruz güçleriyle fark yaratıyorlar.
Türkiye'nin son zamanlarda savunma sanayiinde attığı adımlar dikkat çekiyor. Özellikle havacılık alanında altın çağına giden yolda geliştirilen insanlı ve insansız hava araçları birçok ülkenin ilgisini çekiyor.

Yüksek manevra kabiliyeti, düşük radar izi ile deşifre olmadan hedefleri imha edebilen KAAN'ın 48 adetinin satışı için Endonezya ile anlaşma imzalandı. İlk test uçuşunu 2024 yılında gerçekleştirilen beşinci nesil savaş uçağı, havadan havadaki ve karadaki hedefleri imha edebiliyor. Çok rollü savaş uçağı özelliğiyle ön plana çıkıyor.

Türkiye’nin savunma alanındaki tam bağımsızlık vizyonlardan biri de HÜRJET. Tek motora sahip olan jet eğitim uçağı, çok yönlü bir taarruz uçağı olarak kullanılabiliyor.
Yeni nesil temel eğitim uçağı olan TUSAŞ üretimli HÜRKUŞ ise hem teknolojik altyapısı hem de çok yönlü kullanım olanaklarıyla dikkat çekiyor. Geliştirme çalışmaları sonucu görev ihtiyaçlarına göre uçağın HÜRKUŞ-B ve silahlandırılmış versiyonu olan HÜRKUŞ-C modeli üretimi de yapılıyor.

Düşük radar görünürlüğüne sahip olan insansız hava aracı, hem görüş hattı hem de görüş hattı ötesi haberleşme yeteneklerini bünyesinde barındırıyor. Gövde içinde taşıdığı mühimmatlarla belirlenen hedeflere taarruz gerçekleştirebiliyor. Bu özelliği sayesinde ise gözetleme ve keşif aracı olmaktan öteye geçerek aktif bir savaş aracı haline geliyor.

Uçan cephanelik olarak adlandırılan Aksungur insansız hava aracı da özellikleriyle dikkat çekiyor. Aksungur; keşif, gözetleme, hedef tespiti ve taarruz görevlerini icra edebiliyor. Sınıfının en iyi operasyon İHA'sı olarak nitelendirilen hava aracı, birçok farklı silah sistemiyle hedefleri imha edebiliyor. Gece ve gündüz operasyon yapabilme yeteneğine sahip olan ve ilk uçuşunu 2010'da gerçekleştiren İHA, 400 bin saati aşan uçuş süresini geride bıraktı.