Ana içeriğe geç

İsrail, Osmanlı eserlerinin bulunduğu tarihi yere de göz dikti! Havuz tehdidi

İsrail, Filistin’e ait Süleyman Havuzları’nı da işgal etmeyi planlarken; Osmanlıların burayı korumak için bir kale inşa ettiği ve alana üçüncü bir havza eklediği belirtiliyor

İsrail, Osmanlı eserlerinin bulunduğu tarihi yere de göz dikti! Havuz tehdidi
Milliyet
16

Yayılmacı İsrail, Filistin’in Beytüllahim şehri yakınlarında bulunan ve Süleyman Havuzları olarak bilinen antik su rezervuarlarını ele geçirme tehdidi savurdu. İngiliz “The Guardian” gazetesinin haberine göre; İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in mayıs ayında, 30 yıldan fazla bir süre önce Filistinlilerin Süleyman Havuzları’na sahip olduğunu teyit eden anlaşmaları “silme” tehdidinde bulunmasından bu yana, İsrail yerleşimcileri ve askerleri bölgedeki varlıklarını artırdı. Smotrich ve bir diğer aşırı sağcı İsrailli politikacı Zvi Sukkot’un, Filistinlilerin bölgeden uzaklaştırılması çağrısı yapmasıyla antik bölge doğrudan tehdit altına girdi. 10 Temmuz’da da İsrail askerleri baskın yapıp, göz yaşartıcı gaz kullanarak havuzlarda yüzen Filistinli çocukları dağıttı. Oysa Süleyman Havuzları’nın Filistinlilere ait olduğu, 1995 tarihli ikinci Oslo Anlaşması kapsamında kararlaştırılmıştı.

Osmanlı’nın rolü

Havuzların tarihi MÖ 2. yüzyıla kadar uzanıyor. Ancak ana inşaat; 13 kilometre uzaklıktaki Kudüs’e su sağlamak amacıyla iki rezervuar, su kemerleri ve tünellerden oluşan devasa bir mühendislik projesinin parçası olarak bir yüzyıl sonra Romalılar tarafından yapılmıştı. Öte yandan burada Osmanlı İmparatorluğu’nun da hakkı var. Çünkü Osmanlı yönetimi döneminde, su teminini güvence altına almak için bölgeye bir kale inşa edilirken, üçüncü bir anıtsal havza daha eklenmişti. 1923-1948 yılları arasındaki dönemde ise İngiliz yetkililer sistemi metal borular ve pompalarla modernize etmişti. Osmanlı İmparatorluğu, Filistin bölgesini tam 401 yıl boyunca yönetti. 1516’da başlayan bu dönem, 1917 yılında I. Dünya Savaşı sırasında sona erdi.

‘Adını Kanuni Sultan Süleyman’dan alıyor’

Guardian’a konuşan uzmanlar, İsrail’in tehdidinin sadece arkeolojik önemden kaynaklanmadığını vurguluyor. 250 bin metreküp kapasiteye sahip ve antik dünyadan günümüze ulaşan en büyük su sistemlerinden birini oluşturan bu üç dikdörtgen havuz, Filistin egemenliğine karşı yeni bir gasp girişimi. İsrail, “Solomon” dedikleri Süleyman Havuzları’nın adından anlaşılacağı üzere Yahudilere ait olduğunu iddia ediyor. Ancak İsrailli arkeolog Alon Arad bile bu duruma tepkili: “Bu sit alanı, Oslo Anlaşması’nı iptal etmek için bir silah olarak kullanılıyor. Oysa Batı Şeria’da 6 bin antik sit alanı var ve bunların sadece küçük bir kısmı Yahudi mirasıyla bağlantılı.” Beytüllahim Turizm ve Antik Eserler Departmanı Başkanı Eman el-Titi ise Süleyman adının, 16. yüzyılda Kudüs’ün surlarını ve su kaynaklarını yeniden inşa eden Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ı ifade etmek için kullanıldığını belirtiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler