Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında ifade veren Turgut Koç, seçimlerden önce iş insanı Menderes Cemaloğlu’ndan 300 bin dolar nakit para aldığını ve Hüseyin Can Güner'in yönlendirdiği kişiye elden teslim ettiğini anlattı.
Koç, paranın 150 bin dolarının Veli Ağbaba’nın, kalanının ise Hüseyin Can Güner’in seçim kampanyası için ayrıldığını söyledi. İfadeye göre çöp ihalesi için kâğıda “yüzde 10” komisyon rüşvet yazıldı, teknik şartname ve yaklaşık maliyet alınacak firmaların bilgileri USB bellekle belediyeye gönderildi, açık ihalenin sürüncemede bırakılarak işlerin pazarlık usulüyle belirlenen şirketlere verilmesi planlandı. Koç ayrıca Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in süreçten haberdar olduğunu ve Emre Doğan’ı ihaleleri yönetmekle görevlendirdiğini beyan etti.
300 BİN DOLAR TEKNEDE VERİLDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Turgut Koç’un ifadesi alındı. Mobilya işiyle uğraştığını belirten Koç, CHP’li Veli Ağbaba’yı yaklaşık 13 yıldır tanıdığını, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’le de Ağbaba aracılığıyla tanıştığını söyledi.
Koç’un anlatımına göre seçimlerden yaklaşık bir ay önce Hüseyin Can Güner ve Emre Doğan’la yapılan görüşmede, seçim kampanyasına maddi destek sağlayabilecek şirketler gündeme geldi. Koç, bunun üzerine iş insanı Menderes Cemaloğlu’yla görüştüğünü ve Çankaya Belediyesindeki çöp ihaleleri konusunda kendisini belediye yönetimiyle tanıştırabileceğini söylediğini anlattı.
Cemaloğlu’nun yaklaşık 10 gün sonra Ataköy Marina’daki teknesinde kendisine 300 bin dolar nakit para verdiğini ileri süren Koç, parayı bir veya iki gün sonra Balmumcu’da Emre Doğan’ın yönlendirdiği ve tanımadığı bir kişiye elden teslim ettiğini söyledi.
PARANIN YARISI AĞBABA’YA YARISI GÜNER’E
Turgut Koç, teslim edilen 300 bin doların daha sonra Ankara’da Emre Doğan’a ulaştırıldığını beyan etti. Koç’un ifadesine göre paranın 150 bin doları, dönemin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Veli Ağbaba’nın seçim kampanyasında kullanılmak üzere Malatya’ya gönderildi.
Koç, bu bilgiyi kendisine Veli Ağbaba’nın söylediğini ve Ağbaba’nın paranın alınması ile teslim edilmesinden haberdar olduğunu söyledi. Kalan 150 bin doların ise Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner’in seçim çalışmaları için ayrıldığını bildiğini belirtti.
Koç’un ifadesinde yer alan bu anlatımlar, seçim finansmanı ile belediye ihaleleri arasında bağlantı kurulduğu iddialarını soruşturmanın merkezine taşıdı.
RÜŞVET MİKTARI "YÜZDE 10" YAZILDI
Yerel seçimlerin ardından Menderes Cemaloğlu, Emre Doğan ve Turgut Koç’un Emre Doğan’ın avukatlık ofisinde bir araya geldikleri belirtildi. Koç’un iddiasına göre görüşmede çöp ihalesi gündeme geldi. Cemaloğlu, teknik şartnameyi hazırlayabileceğini ve süreci yönetebileceğini söyledi.
Cemaloğlu’nun, ortamın dinlenme ihtimaline karşı bir kâğıda “yüzde 10” yazarak Emre Doğan’a verdiği öne sürüldü. Koç, bu hareketin çöp ihalelerinin Cemaloğlu’na kalması hâlinde Emre Doğan’a yüzde 10 komisyon verileceği anlamına geldiğini savundu.
Emre Doğan’ın başını sallayarak teklifi kabul ettiğini ileri süren Koç, kendisinin de söz konusu komisyonu taşımakla görevlendirildiğini ancak herhangi bir pay almadığını iddia etti.
İfadeye göre görüşmeden üç veya dört gün sonra Menderes Cemaloğlu, Çankaya Belediyesinin açık usulle yapacağı çöp toplama ihalesine ilişkin hazırladığı teknik şartnameyi USB bellekle Emre Doğan’a gönderdi.
Koç, USB belleğin içerisinde teknik şartnamenin yanı sıra yaklaşık maliyet teklifi alınacak şirketlerin bilgilerinin de bulunduğunu anlattı. Emre Doğan’ın USB belleği belediyede ihaleyi hazırlayan görevlilere verdiğini öne süren Koç, belediye personelinin başlangıçta bu talebe karşı çıktığını söyledi.
Buna rağmen ihalenin USB bellekteki bilgilere göre hazırlandığını ve yaklaşık maliyetin Cemaloğlu tarafından belirlenen dört veya beş şirketten alınan teklifler üzerinden oluşturulduğunu belirtti. Koç’un bu anlatımı, ihale şartlarının ve yaklaşık maliyetin ihaleye katılmak isteyen bir şirket grubu tarafından önceden şekillendirildiği hususunu gündeme getirdi.
Turgut Koç, açık usulle gerçekleştirilen çöp toplama ihalesini Norm isimli şirketin kazandığını belirtti. Ancak ihalenin Kamu İhale Kuruluna taşınması için başvuruda bulunan iki şirketin Menderes Cemaloğlu’nun talimatıyla hareket ettiğini öne sürdü.
Koç’a göre amaç, Norm şirketinin kazandığı açık ihaleyi sürüncemede bırakmak ve belediyenin çöp toplama işini pazarlık usulüyle Cemaloğlu’nun belirlediği şirketlere vermesini sağlamaktı. Cemaloğlu’nun daha ihale ilan edilir edilmez işi kendisinin alacağına inanarak kamyon, iş makinesi ve diğer araçları hazırlamaya başladığı da ifadede yer aldı.
Koç, açık ihalenin ardından süreçten çekildiğini ancak sonraki pazarlık usulü ihalelerde de teklif davetlerinin ve yaklaşık maliyetlerin Cemaloğlu’nun belirlediği şirketler üzerinden yürütüldüğünü iddia etti.
Turgut Koç, Hüseyin Can Güner’le belediye başkanlığı adaylığı sürecinde iki kez görüştüğünü anlattı. Koç’un beyanına göre Güner, çöp toplama ihalelerine ilişkin görüşmelerde muhatap olarak Emre Doğan’ı gösterdi ve sürecin Doğan tarafından yönetileceğini söyledi.
Koç, Hüseyin Can Güner’in seçim parası, ihale hazırlıkları ve şirketlerle yürütülen görüşmelerin tamamından haberdar olduğunu belirtti.
Başkan seçildikten sonra Güner’le çöp ihalesi hakkında açıkça konuşmadıklarını belirten Koç, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Bu meselelerden çok çekiniyordu. Mümkün olduğu kadar temkinli olmaya çalışıyordu. Bu yüzden Emre Doğan’ı görevlendirmişti.”
Koç’un bu sözleri, belediye başkanının doğrudan iletişim kurmak yerine ihale sürecini aracı bir isim üzerinden yönettiği iddiasını gündeme getirdi.
Koç, Menderes Cemaloğlu ile Remzi Baka’nın ortak işler yaptığını ve soruşturma konusu ihalelerde Baka’nın Cemaloğlu’nun yönlendirmesiyle hareket ettiğini düşündüğünü söyledi. İhaleleri alan şirketlerin de Cemaloğlu’yla iş birliği içerisinde olduğunu ileri süren Koç, sistemin daha en başında kurgulandığını savundu.
Koç’a göre bu kurgu; Hüseyin Can Güner’in görevlendirdiği Emre Doğan ile Menderes Cemaloğlu tarafından oluşturuldu. Şüpheli müdafii ise Koç’un soruşturma makamlarıyla iş birliği yaptığını, süreçten maddi menfaat sağlamadığını ve kendisinin de mağdur edildiğini savunarak serbest bırakılmasını talep etti.
Turgut Koç’un ifadesindeki 300 bin dolarlık elden teslimat, seçim kampanyalarına para aktarılması, yüzde 10 komisyon pazarlığı, USB bellekle gönderilen ihale şartnamesi ve açık ihalenin pazarlık usulüne dönüştürülmek istenmesi yönündeki iddialar soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından birisi olarak kayıtlara geçti.