CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, ülkedeki çocuk işçiliğine dikkat çekerek, "Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işler, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma çocuk işçiliğinin insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur" diye konuştu.
Dün, Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde traktör tamiri yaptığı sırada hidrolik aksamına sıkışan 16 yaşındaki stajyer öğrenci Yiğit Mehmet Kesme yaşamını yitirmişti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Kesme'nin yaşamını yitirmesinin ardından yazılı bir açıklama yaptı. İlgezdi, çocuk yoksulluğunun ve çocuk işçi ölümlerinin korkunç boyuta geldiğini ifade etti.
TÜİK'in Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğunun görüldüğünü belirten İlgezdi, "Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu anlaşılıyor. Bu veriler ülkemizde çocukların en temel haklarından mahrum büyüdüğünü gösteriyor. Karşımızdaki bu tablo, geleceğimizin bizzat sistem tarafından gözden çıkarıldığının açık kanıtıdır. Çocuk yoksulluğu bir insan hakları sorunudur" dedi.
'ÖLÜMLER DUYURULMUYOR'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmi rakamları ile sahadaki gerçekler arasında uçurum olduğunu aktaran İlgezdi, şunları kaydetti:
"Bakanlığın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl sanki sadece 13-14 çocuk işçi ölümü gerçekleşiyormuş gibi gösteriliyor ve bu ölümler duyurulmuyor. Oysa İSİG Meclisinin kayıt altına aldığı iş cinayetleri raporları acı gerçeği yüzümüze çarpıyor. Son 13 yılda en az 862 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu sömürü tablosu son iki yılda daha da derinleşti; 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken, 2025 yılında ölen çocuk işçi sayısının 94’e yükselmesi çocuk emeğinin ulaştığı vahim boyutu özetliyor. Binlerce çocuğumuzun yaşadığı yaralanma, uzuv kaybı, ruhsal ve fiziksel gelişime vurulan darbeler ise bu istatistiklerin arkasında görünmüyor bile.
FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan 'Türkiye'de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri' bilgi notu, bizlere ülkemizde çocuk olmanın ne denli zor olduğunu gösteriyor. Rapora göre, sadece 2026’nın ilk beş ayında ülkemizde önlenebilir nedenlerle en az 303 çocuk yaşamını kaybetti. Bu rakam sadece bir istatistik değil; denetlenmeyen ve sömürüye göz yuman bir sistemin doğrudan kurbanı olan, korunamayan evlatlarımızın acı gerçeğidir. Önlenebilir nedenlerle kaybedilen her bir çocuğun sorumluluğu, onları koruyacak sosyal devlet mekanizmalarını kurmayan ve tedbir almayan siyasi iktidarın üzerindedir."
'ÇOCUK İŞÇİLİĞİ KENTLEŞTİ'
MESEM uygulamasına da dikkati çeken İlgezdi, şöyle devam etti:
"Uygulanan yanlış ekonomi politikaları sonrası alım gücü düştü ve kentsel yoksulluk yaygınlaşınca yanlış eğitim politikalarının da yönlendirmesiyle çocuk işçiliği kentleşti. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçiliği, artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. Stajyer ve çırak ücretlerinin İşsizlik Sigortası Fonuna bağlanmasının ardından MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı. Çocuklar eğitim adı altında haftada 5-6 gün ve 10-12 saate kadar, gece 23.00’e kadar bizzat işçi olarak çalıştırılıyor. MESEM patronlar için ücretsiz bir işgücü kaynağıdır. Bu model yalnızca kötü bir eğitim modeli olarak kavranamaz; kamusal kaynaklarla finanse edilen, sermayeye bedava çocuk emeği sağlayan bir mekanizmadır. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle çocukların meslek ortaokullarına naklinin önü açıldı, yani işçileştirme yaşı 10-11’e düşürüldü. Maddi durumu kötü olan çocuklara sunulan gelecek; OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olmaktır. Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işler, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma çocuk işçiliğinin insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur. Kamu yararı ve çocuklarımızın geleceği adına bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız."