Kurduğu Ahbap Derneği üzerinden milletin saf ve temiz duygularını sömürerek milyarlarca liralık kaynak toplayan, ancak yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında adaletten kaçamayarak kelepçelenip tutuklanan şarkıcı Haluk Levent'in maskesinin düşmesi, akıllara Türkiye tarihine kara leke olarak geçen diğer büyük vurgunları getirdi. Bu aziz milletin iyi niyetini, inançlarını ve paralarını gözlerine kestirenlerin kurduğu kirli tezgahlar, geçmişten bugüne sadece maske değiştirerek sahnelendi.

KULEYİ VE KÖPRÜYÜ SATAN İLK NAMLI VURGUNCU: SÜLÜN OSMAN
1950'li yıllarda İstanbul’a yeni gelen saf vatandaşlara Galata Kulesi’ni, Beyazıt Yangın Kulesi’ni ve şehir tramvaylarını satarak dolandırıcılıkta çığır açan "Sülün Osman" lakaplı Osman Ziya Sülün, bu karanlık tarihin ilk simgelerinden biriydi. Kendisine atfedilen icraatları mitolojik bir boyuta ulaşan Sülün Osman, cezaevine girip çıkmaktan uslanmayarak hayatının son dönemine kadar necip milletin saflığını suistimal etmeye devam etti.

DEVLETİN ZİRVESİNİ HEDEF ALAN SKANDAL: SELÇUK PARSADAN
90'lı yıllara gelindiğinde dolandırıcılık kulvar değiştirerek devletin en mahrem kademelerine sızdı. Sahneye siyasi kılıflarla çıkan Selçuk Parsadan, kendisini emekli orgeneral olarak tanıtıp dönemin Başbakanı Tansu Çiller'i arayarak devletin örtülü ödeneğinden milyarlarca lirayı cebe indirdi. Dönemin iktidar boşluklarını ve zaaflarını kullanan Parsadan, başbakanlığı dolandıran isim olarak tarihe geçti.

İNANÇ VE MUHAFAZAKARLIK SÖMÜRÜSÜ: JET FADIL İNANÇ
Aynı yıllarda din ve muhafazakarlık sömürüsüyle özellikle gurbetçilerin alın terine göz dikerek sahneye çıkan "Jet Fadıl" lakaplı Fadıl Akgündüz, "İmza" marka yerli otomobil üreteceği vaadiyle on binlerce kişiyi dolandırdı. Ardından devasa devre mülk ve otel projeleriyle binlerce aileyi mağdur eden Akgündüz, necip milletin parasıyla lüks içinde yaşarken en sonunda binlerce yıl hapis cezasına çarptırıldı.

DİJİTAL DÜNYAYIN GENÇ VURGUNCUSU: TOSUNCUK
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık şebekeleri de dijital boyuta taşındı. "Tosuncuk" lakaplı Mehmet Aydın, kurduğu "Çiftlik Bank" adlı sanal ponzi sistemiyle ve şaşaalı açılış törenleriyle 132 binden fazla vatandaşı 1 milyar lirayı aşkın zarara uğrattı. Topladığı paralarla Uruguay'a kaçan ve lüks yaşam görüntüleriyle millete nispet yapan Aydın, Türkiye'ye iade edilmesinin ardından 45 bin yıllık rekor bir hapis cezasıyla demir parmaklıklar arkasına gönderildi.

KRİPTO VURGUNU VE HÜCREDE GELEN SON: FARUK FATİH ÖZER
Dijital çağın bir diğer karanlık aktörü ise kripto para borsası Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer oldu. Ünlü isimleri reklamlarında kullanarak güven inşa eden Özer, 400 bine yakın insanın 2 milyar dolarlık varlığına çöküp Arnavutluk'a firar etti. Yakalanıp ülkeye getirildikten sonra 11 bin yıl hapse mahkum edilen Özer, kaldığı Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ndeki tek kişilik hücresinde yaşamına son verdi.

SOSYETENİN GİZLİ ÇARKI: PONZİ MİNE
Kamuoyunun bilmediği gizli bir referans ağı üzerinden büyüyen ve sistemin patlamasıyla deşifre olan "Ponzi Mine" lakaplı Mine Mumcu da yakın tarihin en büyük vurguncularından biri oldu. Yüksek kar vaadiyle aralarında ünlü sanatçıların ve sporcuların da bulunduğu çok sayıda kişiyi milyonlarca lira dolandıran Mumcu, yüzlerce yılı bulan hapis cezalarıyla bu karanlık listedeki yerini aldı.

VE SON PERDE: YARDIM MASKESİYLE SAHNEYE ÇIKAN HALUK LEVENT
Son olarak "yardım, dayanışma ve iyilik" maskesini yüzüne geçirerek depremzedelerin ve hayırseverlerin paralarıyla şaibe dolu bir imparatorluk kuran Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent'in tutuklanması, bu ülkeyi sömürmek isteyenlerin kirli yöntemlerinin hiçbir zaman bitmediğini gösterdi. Din, ideoloji ve teknoloji kılıflarından sonra necip milletin merhamet duygularını hedef alan bu son nesil dolandırıcılık girişimi de Türk adaletinin pençesinden kaçamadı ve Haluk Levent’in maskesi kelepçeyle son buldu.