İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında bilgisine başvurulan gazeteci Özlem Gürses ile oyuncu Hazal Kaya'nın savcılık ifadesine ulaşıldı.
Deprem felaketinin yaşandığı dönemde herhangi bir televizyon kanalında çalışmadığını ve SGK kayıtlarının bunu teyit edeceğini belirten Özlem Gürses, "Bana sorduğunuz 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsiz idim." ifadelerini kullandı. Bu süreçte sadece bazı YouTube yayınlarına katıldığını ve bireysel sosyal medya paylaşımları yaptığını aktaran Gürses, "Tweetlerimde genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneğinin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdim." sözleriyle aktardı.
HALUK LEVENT İLE İLİŞKİSİ VE CANLI YAYIN ELEŞTİRİSİ
Haluk Levent ile hiçbir kişisel hukuku bulunmadığını vurgulayan Özlem Gürses, "Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur." ifadelerini kullandı. Depremin yıl dönümünde Hatay'dan gerçekleştirdikleri canlı bağlantıya Levent'i konuk aldıklarını belirten Gürses, "Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayıt bir tavır ile depremzedelerden bahsediyor idi." sözleriyle aktardı.
Haluk Levent'in deprem acısı çeken insanların yanındaki bu tavırlarını yanlış bulduğunu reji ekibine de ilettiğini belirten Gürses, amacının her zaman deprem bölgesindeki verilen sözleri ve projeleri sorgulamak olduğunu ifade etti.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA ŞÜPHELİ YAKLAŞIMIN NEDENİ
Medya sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesine dikkat çeken Özlem Gürses, "Daha önce Süleyman Mercümek, Oktar Babuna, Adnan Oktar gibi toplumun vicdanını kanatan organizasyonları bizzat haberleştirmiştim. Bu dönemlerdeki tecrübeler ile sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımım oldukça şüphecidir." ifadelerini kullandı.
Türk halkının sivil toplum adı altında birçok travmaya maruz kaldığını belirten Gürses, Ahbap ve Babala TV'ye yönelik yaptığı çağrıların yalnızca şeffaf bir denetim sağlanması amacıyla gerçekleştirildiğini savundu.
DEVLET KURUMLARINA SAYGI VE KIZILAY DEĞERLENDİRMESİ
Soruşturma dosyasında yer alan AFAD ve Kızılay'a karşı taraflı davrandığı yönündeki iddiaları reddeden Özlem Gürses, "Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım." dedi.
"İTİBARIM KULLANILDIYSA ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM"
İletişim ve koordinasyon eksikliklerinin kötü niyetle kullanılmasını vicdansızlık olarak nitelendiren Özlem Gürses, "Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım." ifadelerini kullandı.
"ÖRGÜTSEL BİR YAPI VARSA YAZIKLAR OLSUN"
Deprem döneminde örgütsel bir yapı veya karalama kampanyası yürütüldüyse bundan haberdar olmadığını öne süren Özlem Gürses, "Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala'nın tabiri caiz ise rakibi konumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun." dedi.
HAZAL KAYA: BEN DE MAĞDURUM
Deprem döneminde afetzedelere yardım etmek amacıyla Babala TV yayınlarına katılan ve Ahbap Derneği'ne bizzat 120 bin TL bağışta bulunan ünlü oyuncu, savcılıkta verdiği ifadede Haluk Levent'e yönelik sert sözler söyledi.
"HALUK LEVENT İLE YÜZ YÜZE HİÇ GÖRÜŞMEDİM"
Haluk Levent ile geçmişteki temasına ilişkin ayrıntıları aktaran Hazal Kaya, "Haluk Levent'i 2020 yılında kendisi SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebi ile bana telefonla ulaştı. Kendi benzer yöndeki faaliyetlerinden bahsetti ama somut bir yardım talebinde bulunmadı. Hem bu süreçte hem de sonraki süreçte kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Aynı şekilde telefonla da başkaca görüşmemiz olmadı. Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.
"HAMİLE OLDUĞUM İÇİN İTİYACI OLANLARA YARDIM ETMEK İSTEDİM"
Deprem döneminde kendi isteğiyle destek verdiğini vurgulayan ünlü oyuncu, "Deprem döneminde ben de her Türk vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim o sırada Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı. O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra 11 Şubat tarihinde doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı. Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim." değerlendirmesinde bulundu.
"AHBAP'A 120 BİN TL BAĞIŞ YAPTIM"
Yardımları yalnızca tek bir kuruma yönlendirmediğini ve kendisinin de maddi kayba uğratıldığını söyleyen Kaya, "Bu süreçte sadece Ahbap ve Babala TV'ye yönelik paylaşımlarım olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD'ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu. AHBAP'a şahsen 120.000 TL bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım." sözleriyle aktardı.
"BAĞIŞLARIN BAHİS VE KUMARDA HARCANMASI ALÇAKÇA BİR HAREKET"
Devlet kurumlarına duyulan güvenin ve kamuoyu tanınırlığının istismar edildiğini belirten Hazal Kaya, "Ahbap Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum. Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir." ifadelerini kullandı.