Ana içeriğe geç

Gazze Kasabını çıldırttık

Akit’e konuşan uzmanlar, Türkiye’nin NATO ve dünya jeopolitiğinde öne çıkmasından endişelenen, ülkesinde yolsuzluktan yargılanan ve seçimlerde koltuğunu kaybetmesine kesin gözüyle bakılan Gazze Kasabı Soykırımcı İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, sırf kendi koltuğunu kurtarmak için küresel çetenin ABD üzerindeki nüfuzunu kullanarak dünyayı tekrar ateşe attığını vurguladı.

Gazze Kasabını çıldırttık
Yeni Akit Gazetesi
16

Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi’nde dünyanın geleceğinde söz sahibi ülke olarak öne çıkmasıyla telaşlanan soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, zirve daha tamamlanmadan ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a saldırmaya zorlayarak bölgeyi ve dünyayı tekrar ateşe attı. ABD-İran Savaşı’nda ateşkesin bozulması sonrası gerilim bir kez daha alevlendi.

TRUMP’A SUİKAST YALANI

ABD ordusu, 2 gün boyunca İran’ın en kritik şehirlerine bombalı saldırı düzenlerken, İran da Körfez’deki Amerikan üslerini hedef aldı. İsrail istihbaratı MOSSAD kaynaklı “İran Trump’a suikast planlıyor” iddiası ABD yönetimini saldırganlaştırırken, Trump ile görüşen Netanyahu NATO’nun Ankara zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkesini tehdit ettiğini belirtip Türkiye’nin başarısını gölgelemeye çalıştı. İsrail’in suikast iddiasıyla başlattığı entrika, ABD’nin İran’a yönelik yoğun bombardımanlarıyla başarıya ulaşırken, Trump “Suikastın gerçekleşmesi halinde bin füze atışa hazır” diyerek İran’a nükleer saldırı tehdidinde bulundu. Savaş tekrar alevlenirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol fiyatları tekrar tırmanışa geçerek küresel ekonomik krize giden yolu bir kez daha ardına kadar açtı.

SOYKIRIMCININ OYUNU

Siyonist oyunu Akit’e değerlendiren GÜVENSAM Genel Koordinatörü Güvenlik Uzmanı Cihad İslam Yılmaz, şunları söyledi: “36. NATO Zirvesi, Türkiye’nin artık yalnızca bir ittifak üyesi değil, bölgesel ve küresel güvenlik denkleminde oyun kuran bir aktör hâline geldiğini tüm dünyaya ilan etti. Ankara’nın artık uluslararası diplomaside sadece dinleyen değil, yön veren ülkelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. CAATSA yaptırımları ve F-35 müjdesi ise bunu perçinledi. Ancak İsrail yine aramızı bozmaya calışıyor. Bu telaşın nedeni açıktır: Güçlenen bir Türkiye, bölgesel hesaplarını kriz ve çatışma üzerine kuran çevrelerin en büyük kâbusudur. Ankara’da diplomasi konuşulurken bölgede yeniden silahların konuşmaya başlaması, sıradan bir tesadüfle açıklanabilecek bir gelişme değildir. Barışın filizlendiği her zeminde çatışmayı yeniden üretmeye çalışan bir akıl, Türkiye’nin diplomatik başarısını gölgelemeye çalışmıştır.

BEDELİNİ DÜNYA ÖDER

Bu gerilimin bedelini ise sadece bölge ülkeleri değil, bütün dünya ödüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz küresel enerji piyasalarını sarstı, petrol fiyatları hızla yükseldi ve milyonlarca insanın yaşam maliyeti bu gerilimden doğrudan etkilendi. Soykırımcı İsrail’in çıkarları uğruna dünya ekonomisinin rehin alınması, uluslararası siyasetin içine sürüklendiği ahlaki çöküşün en somut örneklerinden biridir. Yolsuzluk davalarıyla siyasi meşruiyeti aşınan, içeride derin bir toplumsal krizle karşı karşıya kalan Netanyahu yönetimi, iktidarını savaş atmosferi üzerinden ayakta tutmaya çalışmaktadır.”

KİMYASINI BOZDUK

Güvenlik Uzmanı Salih Aydemir de şunları dile getirdi: “Zirve, Türkiye’nin dünya siyasetine tam anlamıyla meydan okuduğu bir güç gösterisi hâline gelmiştir. Dünya medeniyetlerinin yayıldığı Anadolu’nun göz bebeği Ankara’dan, dostlara güven, düşmanlara ise gözdağı verecek bir zirveyi Türkiye başarıyla tamamlamıştır. Mehter köklü geçmişe, savunma fuarı ile gelecek atılım mesajı verdik. Tabii ki bu durum başta İsrail olmak üzere birçok ülkeyi rahatsız etti. İsrail, zirveye gölge düşürmek için gündemi farklı bir yöne çekmek amacıyla İran konusunda ABD üzerinden yeni saldırı planları geliştirdiği yönündeki değerlendirmeler de uluslararası kamuoyunda yer buldu. NATO Bildirgesi’nde yer alan, ‘Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yinelemekte ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırmaktadır’ ifadesinin ardından bölgede İran merkezli gerilimin yeniden yükselmesi dikkat çekicidir. Mehteran, sadece Miçotakis’in yürüyüşünü bozmadı, aynı zamanda Netanyahu’nun da kimyasını bozdu.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler