Çin'in Pasifik Okyanusu'nda nükleer balistik füze denizaltısından (SSBN) fırlattığı uzun menzilli balistik füze (SLBM) testi, uluslararası güvenlik gündemine düştü. Emekli Amiral Cem Gürdeniz, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, 6 Temmuz'da gerçekleşen bu adımın sıradan bir askeri tatbikat olmadığını, Pekin yönetimi tarafından 44 yıl aradan sonra ilk kez bu denli açık bir gövde gösterisi yapıldığını belirtti.
PEKİN'DEN NATO'YA SİLAHLI CEVAP
Gürdeniz, füze denemesinin zamanlamasına dikkat çekerek hamlenin tam da NATO Zirvesi öncesinde, Genel Sekreter Mark Rutte'nin Çin ve Rusya'ya karşı askeri üretimi artırma planlarını duyurduğu günlere denk gelmesinin tesadüf olmadığını ifade etti. Pekin'in diplomatik metinler yerine doğrudan stratejik bir silahla yanıt vermeyi seçtiğini belirten Gürdeniz, bu durumun Çin'in nükleer gücündeki en zayıf halkanın artık olgunlaştığını kanıtladığını aktardı.
ABD STRATEJİLERİNİ YENİDEN GÜNCELLEMEK ZORUNDA
Test edilen mühimmatın JL-3 füzesi olması halinde Çin denizaltılarının kendi kara sularından ayrılmadan ABD ana karasını vurabilecek bir kapasiteye ulaştığına değinen Gürdeniz, şu değerlendirmelerde bulundu:
“ABD bundan sonra yalnızca Çin'in kara konuşlu füze kuvvetlerini (ICBM) değil, Pasifik'in derinliklerinde yerleri bilinmeyen balistik füze denizaltılarını da stratejik planlamasının merkezine almak zorundadır. Eğer kullanılan füze JL-3 ise, Çin denizaltıları kendi kıyılarına yakın sulardan dahi ABD ana karasını vurabilecek menzile ulaşmış olabilir. Bu durum, Güney Çin Denizi'ni yalnızca egemenlik ve ticaret mücadelesinin yaşandığı bir deniz olmaktan çıkarıp Çin'in nükleer ikinci vuruş kabiliyetini koruyan stratejik bir "kale"ye dönüştürmektedir.”
Ayrıca bu deneme, ABD önderliğinde kurulan deniz güvenliği bloklarına ve Avustralya'nın nükleer denizaltı hamlelerine verilen açık bir mesaj niteliği taşıyor.
OKYANUSUN DERİNLİKLERİNDE YENİ DENGE
Pasifik'teki rekabetin artık yalnızca uçak gemileri veya muhripler üzerinden okunamayacağını kaydeden Cem Gürdeniz, küresel dengelerin bundan böyle okyanusların karanlık noktalarında görev yapan nükleer balistik füze denizaltılarının caydırıcılığı üzerine şekilleneceğini belirtti.