Ana içeriğe geç

Tüm tuşlara basıyor

ABD Başkanı Trump’ın, kendisini İran’da oyun dışı bırakması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övüp, Türkiye’ye F-35 satışı konusunda olumlu açıklamalar yapması, yalnız kaldığını hisseden ve muhalefetin eleştirilerine hedef olan Netanyahu’yu harekete geçirdi

Tüm tuşlara basıyor
Milliyet
16

ABD Başkanı Donald Trump’ın hamleleriyle İran’da oyun dışı kalan, Lübnan ve Gazze konularında Beyaz Saray’dan istediği desteği alamayan, muhalefet tarafından sürekli eleştirilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinde seçimler yaklaşırken elini güçlendirmek amacıyla tüm tuşlara basmaya başladı.

Nitekim, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’ya giderek, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı övmesi, ardından da Türkiye’nin istediği F-35’ler konusunda olumlu açıklamalarda bulunmasıyla çılgına dönen Netanyahu, bu süreci durdurmak, Başkan Trump ile ilişkilerini yeniden güçlendirmek ve gerekirse onunla “dalaşabileceğini göstermek” amacıyla harekete geçti. Yüz yüze görüşmek için Beyaz Saray’dan randevu bekleyen Netanyahu, Türkiye’ye F-35 satışının önünün açılması ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ihtimallerinin güçlenmesi üzerine bunu beklemeyerek, önceki gece Başkan Donald Trump’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Şikayet etmiş!

İsrail Başbakanlık Ofisi, söz konusu görüşmede, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının yanı sıra İsrail’in Lübnan’daki işgali başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri ele aldığı bildirildi. Ancak Netanyahu’nun, görüşmede, Trump’a Türkiye’yle ilgili endişelerini ilettiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çevresini, “İsrail devletinin varlığını sorgulayan ve İsrail sınırları boyunca güvenlik bölgeleri kurulması gerektiğine yönelik açıklamalar yapmakla” suçladığı belirtildi.

Bununla birlikte Netanyahu, ülkesinin bölgedeki askeri hava üstünlüğünün korunmasının öncelikleri olduğunu tekrarlayıp, değişen jeopolitik dengelere karşı her senaryoya hazır olduklarını söyledi. Netanyahu, Başkan Trump’ın Ankara’da olduğu ve NATO Zirvesi’nin toplandığı sırada, Amerikan kanallarında geniş yer bularak, Trump’a doğrudan mesaj niteliğinde açıklamalar yapmıştı. ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışına karşı olduğunu açıkça dile getiren Netanyahu, açıkça “Gelişmiş F-35 savaş uçağını Türkiye’ye satmayın” dedi.

Etkileme çabası

İsrail basınında dün ve önceki gün yer alan analizlerde, İsrail Başbakanı’nın ABD kanallarına çıkarak, Başkan Trump’a muhalifmiş gibi görünen açıklamalarda bulunmasının, aslında iki nedene dayandığı belirtiliyor. Bunlardan biri, Netanyahu’nun, Türkiye’ye F-35 satışına karşı çıkan lobilerin “muhalefetini güçlendirmek” amacını taşıyor. Amerikan televizyonlarını kullanarak doğrudan ABD kamuoyuna hitap etmek, Kongre’de yönetimin planlarını engellemek veya en azından zorlaştırmak için yeterli siyasi muhalefet oluşturmayı umuyor. Özellikle Türkiye’nin Yahudi devletini yıkmak istediği yalanıyla, ABD’deki Yahudi lobisini daha da hareketlendirmeyi istiyor.

Dile getirilen ikinci neden ise, ülkesindeki muhalefete, halkına ve belki de Beyaz Saray’a “gerekirse patronla yani ABD Başkanı Trump’la bile karşı karşıya gelmeye hazır olduğunu” göstermek. Trump, Ankara’ya gitmeden önce “Axios” internet sitesine, Netanyahu için “İyi anlaşıyoruz. Kimin patron olduğunu biliyor” demişti. Jerusalem Post’a göre, Netanyahu, özellikle Trump’a yakın “Fox News” kanalında çıkıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye aleyhine hem sert hem de “kışkırtıcı” sözler söyleyerek Ankara’yı değil, belirli ölçüde Trump’ın dış politikalarını hedef alıyor.

Başarısız yumuşatma girişimi mi?

İsrail, Şubat ayında savaş çıktığı sırada İran’a karşı ABD’yle birleşik bir cephe oluşturmuştu. Ancak son aylarda Trump ile Netanyahu arasındaki ilişki sınandı; Trump İran’la ateşkes anlaşmasına varmaya çalışırken, Netanyahu sürekli Tahran’la çatışmayı sürdürmeye çalıştı, ABD’nin uyarılarına rağmen Lübnan’da durmak istemedi. Hatta Trump’ın Netanyahu’yu azarladığı iddia edilirken, ABD Başkanı, sosyal medyadan, “Beyrut’a yapılan saldırı, özellikle İran’la barış anlaşmasına bu kadar yakın olduğumuz böylesine özel bir günde gerçekleşmemeliydi” bile dedi.

Suikast ihbarı

ABD basını, İsrail’in Washington’la İran’ın, başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere yeni ve “somut” bir suikast planı hazırladığına ilişkin istihbarat paylaştığını yazdı. Wall Street Journal gazetesi ve CNN International’in gündeme getirdiği iddiaya göre, Washington’ın Trump’a yönelik olası suikast planlarına ilişkin uzun süredir düzenli istihbarat aldığını belirtti. Ancak İsrail’den gelen son uyarının yeni olduğu ve “somut bir suikast planını” içerdiği öne sürüldü.

Ancak İsrail’in “Kanal 12” televizyonuna göre, iki üst düzey ABD’li yetkili, İsrail’in “İran’ın Trump’a suikast düzenleyeceği” yönünde sağladığı bilginin “somut ve ayrıntılı bir planla ilgili olmadığını”, ek doğrulama yapılmamış bir bilgi olduğunu savundu. İsrail medyası, bunun da, Tel Aviv ile Washington’ın arasını yumuşatmaya yönelik bir hamle olduğunu öne sürüyor.

Oğlu adını değiştirdi iddiası

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’de yaşayan büyük oğlu Yair Netanyahu’nun, adını ve soyadını resmen değiştirdiği ortaya çıktı. İsrail basınında yer alan haberlere göre değişiklik, 2026 yılına ait resmi vergi kayıtlarında dikkat çekti. “Haaretz” gazetesinin vergi belgelerine dayandırdığı haberine göre, Yair Netanyahu’nun 2026 yılı vergi kayıtları artık doğum adı yerine “Yonatan Hun” adına düzenlendi. Belgelerde kimlik numarası ve ikamet adresinin önceki kayıtlarla aynı olduğu belirtilirken, değişikliğin yalnızca isim üzerinde yapıldığı aktarıldı. Yair’in seçtiği “Yonatan” ismi, Binyamin Netanyahu’nun ağabeyi Yonatan Netanyahu’dan geliyor.

Tahran ‘hata’ dedi ABD şartlar sundu

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki “ticari gemileri hedef aldığı” gerekçesiyle İran’a yönelik saldırılar başlatmasıyla yeniden alevlenen gerginlik, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini durma noktasına getirdi. İran’dan saldırıların ‘sistem içi hatalardan’ kaynaklandığı yönünde açıklama geldiğini belirten Beyaz Saray, Tahran’a anlaşma için yeni şartlar sundu. Beyaz Saray, “Uranyumu alamazsak anlaşma olmaz. İran, ayrıca ‘Hürmüz Boğazı’ndan geçişler ücretsizdir, saldırmayacağız’ sözü vermeli” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray, İran’daki karışıklığın yaşanan güç savaşından kaynaklandığını da vurguladı.

ABD merkezli New York Times (NYT) ise çatışmalara ilişkin analizinde ABD-İsrail ile İran arasında yeniden topyekun savaşa dönülmesi olasılığının yüksek olduğunu kaydetti. ABD Başkanı Trump, “İran, görüşmeleri sürdürmemizi istedi. Biz de bunu kabul ettik. Ancak ABD, kendilerine hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ateşkesin sona erdiğini açıkça bildirdi. İran beni öldürmek istiyor. Ölürsem İran ağır bombalanır” dedi.

İran’a yeni yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı, kamu kaynaklarıyla oluşturulan serveti ticari varlıklara aktararak kendisini ve İran yönetimini zenginleştirdiğini öne sürdüğü İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ensari’nin yanı sıra İran ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların yaptırım listesine alındığını açıkladı.

40 milyon kişi katıldı

İran’ın savaşın ilk günlerinde öldürülen dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesi Meşhed’de toprağa verilirken, 6 gün boyunca süren törenlere 40 milyondan fazla kişinin katıldığı öne sürüldü. İran televizyonunda, bu katılımın “dünya tarihinin en kitlesel cenaze merasimi” olduğu ifade edildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler