Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütünün (OECD) 2026 yılı Turizm Eğilimleri Raporu'na göre, küresel turizm 2025’te 847 milyon turist ile rekor kırdı. Pandemi öncesine göre turist sayısını %21 artıran Türkiye, OECD ülkeleri arasında 4. sıraya yerleşti. Raporu değerlendiren TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, kitle turizmindeki başarının korunduğunu belirterek 100 milyar dolar gelir hedefi için turizmin 12 aya yayılması ve kişi başı harcamanın artırılması çağrısında bulundu.
2024 yılında yaşanan yüzde 8,1’lik güçlü sıçramanın ardından, OECD ülkelerine yapılan uluslararası turist varışları 2025 yılında tahmini yüzde 3,4 artışla 847 milyona ulaşarak tarihi zirvesini gördü.
Jeopolitik gerilimler ve iklim riske dönüştü
Rapora göre, Orta Doğu’daki çatışmalar, jeopolitik gerilimler ve aşırı hava olayları küresel seyahat tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Güvenlik, fiyat artışları ve olası uçuş iptali endişeleri nedeniyle turistlerin daha tanıdık, yakın ve uygun maliyetli destinasyonlara yöneldiği, tatil sürelerini ise kısalttığı gözlemlendi. Hava yolu şirketleri ve tur operatörleri de 2027 ve sonrası planlarını bu yeni alışkanlıklara göre güncelliyor.
Türkiye pandemi sonrası büyümede 4. Sırada
OECD'nin 2019-2025 dönemini kapsayan verilerine göre, pandemi öncesine kıyasla uluslararası turist sayısını en fazla artıran ülke yüzde 34 ile Japonya oldu. Japonya'yı yüzde 28 ile Norveç ve yüzde 22 ile Danimarka izledi.
Bu dönemde turist sayısını yüzde 21 artıran Türkiye, OECD ülkeleri arasında 4. sıraya yerleşerek küresel krizlere karşı dayanıklılığını kanıtladı. Rapora katılan üye ülkelerin yaklaşık üçte biri ise 2026 yılı sonunda turizm performansının 2025 seviyesini aşarak yeni rekorlar kırılmasını bekliyor.
"Sadece ziyaretçi sayısına odaklanan anlayış sürdürülemez"
AA muhabirine konuşan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye’nin farklı krizleri başarıyla yöneten güçlü bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek bu başarının arkasında sahadaki seyahat acentelerinin yıllara dayanan kriz yönetimi tecrübesinin yattığını vurguladı.
Turizmde başarının yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, kişi başı harcama, ortalama konaklama süresi ve ülkeye bırakılan katma değerle ölçülmesi gerektiğini belirten Bağlıkaya, şu uyarıda bulundu:
"Son yıllarda Barselona ve Venedik gibi destinasyonlarda aşırı turizmin yarattığı baskılar nedeniyle yerel halkın turizmi protesto etmesi, yalnızca sayıya odaklanan anlayışın sürdürülebilir olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Kitle turizmindeki büyük başarımızı koruyarak artık yeni bir aşamaya geçmeli, turizmi hem ülke geneline hem de yılın 12 ayına yaymalıyız."
100 milyar dolar hedefinde kilit aktör: seyahat acenteleri
Kültür, gastronomi, sağlık, spor, inanç ve kruvaziyer gibi alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesinin kişi başı harcamayı artıracağına dikkat çeken Bağlıkaya, seyahat acentelerinin bu dönüşücünün temeli olduğunu ifade etti.
Komisyon odaklı çalışan küresel çevrim içi rezervasyon portalları ile Türkiye'nin zenginliklerini birer turizm ürününe dönüştüren yerli acentelerin bir tutulamayacağını vurgulayan TÜRSAB Başkanı, sektörel destek çağrısında bulundu:
"Türkiye’nin 100 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşabilmesi için niteliğe odaklanan bir büyüme modeli şart. Yüksek hizmet kalitemizi korumak adına nitelikli insan kaynağını sektörde tutacak mekanizmaları güçlendirmeliyiz. Bu kapsamda SGK prim desteği ve pazarlama desteklerinin seyahat acentelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi büyük önem taşıyor."
Kruvaziyer ve İstanbul Havalimanı entegrasyonu fırsatı
Kruvaziyer turizminin kişi başı harcaması en yüksek alanlardan biri olduğunu hatırlatan Bağlıkaya, ana liman olarak kullanılan destinasyonlarda yolcuların yeme-içme, alışveriş, ulaşım ve yerel esnafa büyük katkı sağladığının altını çizdi.
İstanbul Havalimanı’nın dünyanın en fazla noktasına doğrudan uçan havalimanı olmasının çok büyük bir rekabet avantajı sağladığını belirten Bağlıkaya, "Bu güçlü hava ulaşımı altyapısını kruvaziyer limanlarımızla daha etkin entegre edebilirsek ülkemizin ana liman kapasitesini ve turizmden aldığı katma değeri önemli ölçüde artırabiliriz" dedi.