Güney Kore'nin Palgongsan dağının yeşil bitki örtüsünün içinde yer alan 8. yüzyıldan kalma bir Budist tapınağında bir "tanışma kampı" düzenleniyor. Burada turuncu renkli cübbeler giyen bir keşiş, genç erkek ve kadınlara bir eş bulup bir gün çocuk sahibi olmaları gerektiğini söylüyor. Bu deneyim 30 saat sürüyor. "Ülkemizin başı belaya girdiğinde ilk harekete geçenler her zaman Budistler olmuştur" diyor sunucusu. Ülkedeki düşük doğum oranları ulusal bir kriz olarak görülüyor.
Artan konut maliyetleri ve ek desteğin olmayışı bir sebep
Bazıları artan konut maliyetlerini ve çocuk bakımı için mali desteğin olmayışını suçluyor. Bazıları ise önceliklerin değiştiğini ya da sadece artık bir tercih haline gelen şeyi uyguladıklarını söylüyor. Ancak BBC'nin de dikkat çektiği araştırmalar, genç Güney Korelilerin eskisinden daha az dışarı çıktığını ve daha az flört ettiğini gösteriyor. Kimisi bekar olmayı seçerken birçoğu evlenebilecekleri bir partner bulamıyor. Yerel yönetimler ve sivil gruplar, devlet destekli "tanışma kampları" düzenleyerek işleri bir adım daha ileri götürüyor.
Devlet destekli "tanışma kampları" düzenleniyor
Katılımcılar, bu kampa gelmek için evlilik ve çocuk sahibi olma konusundaki ciddiyetlerini değerlendiren videolar çekiyor. İnanç ayrımı gözetmeksizin herkese açık olan bu etkinliğe katılmak için 1580'den fazla kişi eleniyor. Geriye kalanlar da kampa katılmaya hak kazanıyor.
Güney Kore'de devlet yetkilileri, 2000'li yılların başından bu yana marangozluk buluşmalarından nehir kenarındaki DJ gecelerine kadar çeşitli "tanışma kampları" düzenliyor.
Ancak hükümetin 2006'dan bu yana doğumları teşvik etmek amacıyla yaklaşık 250 milyar dolarlık çok sayıda program hayata geçirmesine rağmen doğum oranları yıllar boyunca düşüşünü sürdürdü.
Bu tablo ise 2024'te değişmeye başladı. Doğum rakamları ilk kez yukarı yönlü bir seyir izlerken bu yıl ortalama çocuk sayısının 2025'teki 0,8'den 1,0'a yükselmesi bekleniyor.
Söz konusu artışın doğrudan hükümet politikalarının bir sonucu olup olmadığı ise henüz net değil. Yetkililer, yükselişi daha çok Kovid-19 salgını nedeniyle ertelenen evlilikler ve doğumlar ile "baby boomer" kuşağının çocuklarından oluşan geniş neslin çocuk sahibi olma yaşına gelmesine bağlıyor.