Türk Tabipleri Birliği (TTB), Maraş’ta Afşin Elbistan Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ tarafından yapılması planlanan Çelikler Afşin Elbistan Termik Santrali V. ve VI. Ünite İlavesi ile ilgili verilen 27 Aralık 2024 tarihli “Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açmıştı.
Dava kapsamında dokuz farklı alandan uzman bilim insanlarının oluşturduğu bilirkişi heyeti, 25 Haziran 2025’te yapılan keşif incelemesinin ardından raporunu tamamlamış; raporda “ÇED olumlu” kararının halk sağlığı ve ekolojik yapı başta olmak üzere birçok yönden uygun olmadığı belirtilmişti.
Mahkemenin, bilirkişi raporu ve yapılan itirazları değerlendirerek bazı hususlara açıklık getirilmesi amacıyla talep ettiği ek bilirkişi raporu da 4 Şubat 2026’da mahkemeye sunulmuş; ek raporda da kök bilirkişi raporundaki tespitler ayrıntılı biçimde belgelenmişti.
Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi, TTB Hukuk Bürosu’ndan Av. Hülya Yıldırım’ın da hazır bulunduğu 11 Haziran 2026 tarihli duruşmada, TTB’nin itirazlarını ve bilirkişi raporlarındaki tespitleri haklı bularak iptal kararı verdi.
Kararda bilirkişi raporlarındaki ayrıntılı tespitlere yer verilerek; “ÇED olumlu” kararının çevre, orman, ziraat, maden, jeoloji ve hidrojeoloji mühendislikleri ile halk sağlığı, ekolojik yapı ve sosyoloji yönlerinden uygun olmadığı belirtildi. Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ‘Afşin Elbistan A Termik Santrali V. ve VI. Ünite İlavesi Projesi’nin çevredeki insan sağlığı, tarım arazileri, su kaynakları ve ekolojik yapı üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulduğunda, işleme dayanak alınan Nihai ÇED Raporunun usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığı; zira V. ve VI. ünitelerin kömür ihtiyacının karşılanması için zorunlu olan maden üretim kapasitesi artısından kaynaklanacak çevresel etkilerin hesaplamalara dahil edilmemesi nedeniyle kümülatif etki değerlendirmesinin ve buna bağlı toz emisyonu hesaplarının eksik yapıldığı, inşa edilecek üniteler için projeye özel zemin etüt çalışması ile ünite bazlı taşıma gücü, emniyet gerilmesi ve oturma hesaplarının bulunmadığı, linyit üretimi için zorunlu olan susuzlaştırmanın büyük ölçüde kalıcı ve sonradan giderilemez nitelikteki hidrojeolojik etkilerinin faaliyete başlanmadan önce değerlendirilmediği, sağlık koruma bandına ilişkin bilgilerin çelişkili olduğu ve hassas gruplar yönünden sağlık etki analizinin yapılmadığı, proje sahası çevresindeki tarım arazilerine olası etkilerin ve bu etkilerin önlenmesi için alınacak tedbirlerin ortaya konulmadığı, atıksu arıtma tesisine, maden ruhsatına ve kömür rezervine ilişkin bilgilerin güncel ve tutarlı olmadığı, ilave ünitelerin kurulacağı alan için ayrıca bir jeoteknik incelemenin yapılmadığı, mevcut üretim alanlarının çevresel etkileri dikkate alınarak is bu ilave ünitelerin ekolojik etkilerinin ve alınacak önlemlerinin belirlenmediği anlaşıldığından, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun ortaya konulamadığı sonucuna ulaşılmış olup, anılan proje hakkında verilen 27/12/2024 tarihli ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu’ kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”