Ana içeriğe geç

Filenin Sultanları ders veriyor: Milyonlar futbola, kupalar voleybola

Voleybolda dünya bir numarasıyız; peki futbolda neden yokuz? En çok harcamayı futbola yapıyoruz, ancak sonuç hüsran! Voleybol ise kurulan sistem, istikrar ve güçlü altyapı ile zirvede. Yeşil sahada genelde üzülsek de, madalya ve kupalar parkede geliyor...

Filenin Sultanları ders veriyor: Milyonlar futbola, kupalar voleybola
Türkiye Gazetesi
16

Voleybolda dünya bir numarasıyız; peki futbolda neden yokuz? En çok harcamayı futbola yapıyoruz, ancak sonuç hüsran! Voleybol ise kurulan sistem, istikrar ve güçlü altyapı ile zirvede. Yeşil sahada genelde üzülsek de, madalya ve kupalar parkede geliyor...

BİROL BİNGÖL - Türkiye’de ilgi, sevgi ve coşku futbolda; ancak başarı ve mutluluk voleybolda. Sultanlar, son Milletler Ligi şampiyonluğu ile bunu bir defa daha gösterdi. Bir yanda milyonlarca avroluk harcamaların yapıldığı, ancak hayal kırıklıklarının yaşandığı ve yapboz tahtasına dönen futbolumuz; diğer yanda ise daha mütevazı bir bütçeyle dünya bir numarası olmayı başaran, sistemli çalışmanın ürünü voleybol var. Bir yanda daha çok Türk erkeklerinin ilgi odağı olan futbol, diğer yanda ise Türk kadınlarıyla özdeşleşen voleybol var.

“GÜNÜ KURTARALIM”

Voleyboldaki çalışmalar, sonuç odaklı olmaktan çok süreç odaklı ilerliyor. Federasyon ve kulüpler uzun vadeli planlarla yürür. 15 yaşındaki bir voleybolcunun fiziki gelişiminden A takım düzeyine kadar olan süreç kurgulanır ve uygulanır. Daha sonra millî takımın başına Guidetti veya Santarelli gibi farklı teknik direktörler gelse de oyun felsefesi devam eder. Ancak futbolda uzun vadeli planlama yerine günü kurtarmaya yönelik bir anlayış vardır. Çünkü kulüp başkanları iki üç yılda bir değişir; hâliyle plan ve projeler de revize edilir. Sistem değil, sonuç ön plandadır. Bir veya iki yenilgide her şey yerle bir olabilir.

GÜÇLÜ ALTYAPI SİSTEMİ

Belki de başarının en önemli unsuru altyapıdır. Voleybolda Avrupa’nın üst düzey kulüpleri arasında yer alan VakıfBank ve Eczacıbaşı, kendi yeteneklerini yetiştirir. Küçük yaşta fark edilen yetenekler geliştirilir ve hem kulübe hem de Türkiye’ye kazandırılır. Ve bunlara Melissa Vargas gibi yapılacak bir veya iki takviye ülke voleybolunu çok farklı yerlere götürebilir. Futbolda ise altyapı, üst düzey yöneticilerin söylemlerinde kalır ve eyleme dönüştürülmez. Kurtuluşun kendi oyuncularını yetiştirmekten geçtiği söylense de bu anlayış uygulamaya geçirilmez.

Voleybol, saha dışı tartışmalardan, hakem kavgalarından ve kaos ortamından uzaktır. Ailelerin rahatlıkla takip edebildiği ve sporun ön planda olduğu bir kültür vardır. Bir voleybolcu hata yaptığında sosyal linçe uğramaz. Futbolda ise aşırı popülist bir ortam vardır. Yöneticiler, basında ve sosyal medyada taraftarı tatmin etmek amacıyla çeşitli hamleler yapar ve açıklamalarda bulunur. Bir anlamda sosyal medyanın etkisi altında kalınır.Oyunculara yönelik linç kültürü çok yaygındır; bir hatada yerle bir edilebilir. Hep suçlu aranır.

Sultanlar Ligi’nin kalitesi tartışılmazdır. Kulüpler düzeyinde VakıfBank, Eczacıbaşı ve Fenerbahçe’nin elde ettiği başarılar ortadadır ve millî takıma da yansır. Türk oyuncular; Çin, ABD, İtalya veya Brezilya gibi ülkelerin takımlarıyla karşılaştıklarında yabancılık çekmez ve rakiplerini gözlerinde büyütmez. Çünkü bu ülkelerin bazı oyuncuları, Sultanlar Ligi’nde ya takım arkadaşları ya da rakipleridir. Futbolda ise çıtamız Avrupa’ya göre daha aşağıdadır. Bu durum Şampiyonlar Ligi veya Avrupa Ligi’nde net olarak görülür. Yüksek tempo ve taktiksel gelişmişlik düzeyi Türkiye’nin futboldaki konumunu belirler.

Voleyboldaki yöneticiler ve karar mercilerinde bulunan kişiler bu spor branşının içinden gelenlerdir. Federasyonda profesyonel olarak uzun yıllar görev yaparlar. Futbolda ise durum çok farklıdır. Parası olan konuşur! Genellikle iş adamlarından oluşur. Voleybolda bir yönetici, harcadığı her liradan verim almaya çalışırken futbolda verimsizliğin üzeri daha fazla para harcanarak kapatılmaya çalışılır. Bu da ekonomik açığı daha da büyüterek kapanması güç hâle getirir. Özetle, Sultanlar; doğru yönetim, vizyoner bakış ve sistemli çalışmayla ders alması gerekenlere ders veriyor.

2023’te göreve başlayan ve dört yıla çok şey sığdıran Daniele Santarelli, Milletler Ligi şampiyonluğunun ardından sitem etti. Sebebini de bu kadar başarıya rağmen eleştirilmesi olarak gösterip “Türkiye’yi çok seviyorum ama bazen anlamıyorum” diyerek açıkladı. İtalyan çalıştırıcı döneminde iki Milletler Ligi şampiyonluğu, bir Avrupa Şampiyonluğu bir Dünya ikinciliği ve bir de olimpiyat dördüncülüğü elde ettik.

Kaynağa Git

İlgili Haberler