Antep – Yaz mevsiminin başlaması fabrikalarda var olan sorunlara ek başka sorunları da beraberinde getiriyor. Bunların en öne çıkanları soğuk suya erişememek, fabrikanın korkunç sıcak çalışma ortamı, işe gidiş gelişlerde servislerde klimaların çalışmaması. Antep’te de yaz aylarının gelmesiyle işçilerin çokça dile getirdiği sorunlar bunlar. Bu seneye özgü değil tabi. İşçilerden ‘her sene böyle’ cümlesini sık duyuyoruz. Soğuk suya erişmek, çalışma ortamının düzenlenmesi, klimalı ulaşım da bir mücadele konusu. Bazı fabrikalardan kimi işçi aktarımlarına göz atalım.
Şireci işçisi: “Şireci’de hâlâ içme suyuna çözüm bulamadık. Su kokuyor. Sürekli karnımız sancılanıyor. Geçtiğimiz haftalarda çok sayıda işçi zehirlendi sudan dolayı. Amire, çavuşa, müdüre herkese söyledik, hiçbir şey yapan yok. Bu sıcakta içecek su yok. Fabrikada artık suyu evden getiriyoruz. Sıcakta çalışıyoruz, temiz bir su içemiyoruz. Şireci, işçisine bir içme suyu ayarlayamayacak kadar berbat bir yer. Su içtiğimiz dolapların içi yosun tutmuş.”
Eruslu işçisi: “Mesai bitene kadar üstümüzdeki kıyafetler 5-6 defa ıslanıp kuruyor. Sular kan gibi. Servisler ateş gibi yanıyor. Üstüne bir de promosyon muhabbeti çıktı. Allah bildiği gibi yapsın. Allah süründürmeden almasın canlarını.”
Sanat Ambalaj işçisi: “Soğuk suyu geçtik içmeye temiz su bulamıyoruz. Lavabodan su içiyoruz. Başımızdaki şefin elinden gelse fiş takacak bize. Mola süresi iki dakika geçeni hemen uyarıyor, tutanak tutuyor. Soğuk suyu sorunca sürekli dolap gelecek diyor. Soğuk suya hasret kaldık.”
Akınal Sentetik işçisi: “İşletme çok sıcak. Kalp krizi geçirmesek iyi. Kan ter içinde çalışıyoruz. Sular da kan gibi sıcak, içilmiyor.”
Aşırı sıcakta çalışmanın getirdiği dikkat dağınıklığı, yorgunluk, reflekslerin yavaşlaması, sıvı kaybı gibi durumlar işçilerin çalışırken iş kazası geçirme ihtimalini de arttırıyor. Peki sorun sıcaklar mı, yoksa patronların önlem almaması mı? Bir işçi bu soruya yanıt olarak şöyle diyor: “Sıcak Allah’ın emri. Ama ona karşı hiçbir tedbirin olmaması işçinin değersizliğinin sonucu. Benim eski çalıştığım iş yerinde makineler için çok pahalı soğutma sistemleri kurulmuştu. Ama biz yanmaya devam ediyorduk. Bir keresinde sıcaktan artık bayılma noktasına geldiğimi hatırlıyorum. Düşüyordum, arkadaşlar tutmuştu. Yani önlem almak falan hikaye.”