Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün CHP’den istifa ederek AKP’ye katılmak üzere görüşmeler yürüttüğü ve transfer sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunulduğu yönündeki iddialar, özellikle ilçenin emekçi kimliğiyle öne çıkan mahallelerinde Bingöl’e yönelik eleştirilere neden oldu.
Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Tuzla’daki kaçak yapı denetimlerine yönelik eleştirileriyle gündeme gelen Bingöl’ün, 19 Mart süreci ve CHP’de yaşanan mutlak butlan tartışmaları sırasında sergilediği tutum, halk açısından tepkilere neden oldu.
İddiaların gündeme gelmesinin ardından Bingöl, “emsal transferleri bilgilendirme toplantıları” kapsamında çeşitli yöre derneklerine yaptığı ziyaretlerde tepkilerle karşılaştı. Bazı yurttaşlar toplantılara katılmazken, bazıları ise belediye başkanına doğrudan tepki göstermek için mahalle ziyaretlerini bekledi.
Özellikle Aydınlı Mahallesi’nde yaşayan işçiler, emekliler ve esnaf, yaşananları yalnızca bir parti değişikliği olarak değil, kendilerine verilen sözlerin boşa çıkarılması olarak değerlendirdi.
“Hepimizin alın teri çalınıyor”
Aydınlı Mahallesi’nde yaşayan emekli bir işçi, seçimlerde Eren Ali Bingöl’e oy verdiğini ancak bunu CHP’ye bağlılığından değil, muhalefet oylarının bölünmemesi ve iktidarın geriletilmesi amacıyla yaptığını söyledi.
Transfer iddialarının kendisinde büyük hayal kırıklığı yarattığını belirten emekli işçi, şunları söyledi: “Ben seçim vaatlerine kanarak oy vermedim. Tek adam iktidarının yenilgiye uğraması için oy verdim. Şimdi yaşadıklarımızın yıllarca Tuzla'da yaşadıklarımızdan ne farkı kaldı? Herkes kendi çıkarının peşine düşmüş. İnsan biraz da geldiği yeri unutmaz. Aydınlı geçmişinde haksızlıklara karşı durmuş bir mahalledir. Bizler de bizden öncekiler de işçiyiz, emekçiyiz. Bu saatten sonra hepimizin alın teri çalınmıştır.”
“19 Mart'ta da ortada yoktu”
Aydınlı Mahallesi'nde esnaflık yapan bir yurttaş ise Bingöl'ün dernek ziyaretlerinden birine bilinçli olarak katılmadığını söyledi.
Esnaf, “Eren Ali Bingöl bizim derneğimize de geldi. Ben ve ailem tepkimizi göstermek için o toplantıya katılmadık. Şimdi Aydınlı'nın esnafını dolaşmasını bekliyoruz. Kendisine söyleyecek iki çift sözümüz var. İnsan doğup büyüdüğü topraklara ihanet etmez” diye konuştu.
Esnaf, yaşananların yalnızca transfer iddialarından ibaret olmadığını belirterek Bingöl'ün son zamanlardaki tutumunu da eleştirdi: “Bu sadece bugünün meselesi değil. 19 Mart sürecinde pasifti. Mutlak butlan tartışmaları sırasında da ortadan kayboldu. Meğer plan bugünün planı da değilmiş. Biz oy verdik ama eğer transfer olursa bugün oy verdiğimiz kişi bizim oylarımızı çalmış oluyor. Eğer bu iddialar doğruysa, kendisini o göreve taşıyan iradeye sırtını dönmüş olur.”
“Halk oyuna sahip çıkmalı”
Emekli bir deri işçisi ise yaşananların yalnızca parti değiştirme tartışması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Demokrasinin yalnızca sandıkta oy vermekle sınırlı olmadığını vurgulayan emekli işçi, halkın seçtiklerini denetlemediği zaman benzer sonuçların ortaya çıktığını ifade etti. Emekli, “Sendikalarda yıllarca işçiler sendikalarını denetlemezse bürokrasi başlar, yöneticiler koltuklarının peşine düşer derdik. Bugün de aynı şeyi siyasette yaşıyoruz. Halk oyuna sahip çıkmazsa seçtikleri kendi ikballerini düşünmeye başlıyor” dedi.
Bingöl'ün seçim dönemindeki sloganlarını hatırlatan emekli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize 'Verin yetkiyi görün etkiyi' dedi. Biz de 20 yıl sonra Tuzla'da yönetim değişsin diye elimizden geleni yaptık. Geldiğimiz noktada ise sendikalarda yaşadığımız tabloyu siyasette görüyoruz. Oy verdiklerimiz bizim oylarımızla kendi saltanatlarını kuruyor. Olan yine işçiye, emekçiye oluyor.”
AKP’ye geçiş iddialarını da sert ifadelerle eleştiren emekli işçi şunları söyledi: “Bizler karanlıkta ve soğukta kalmaya alışkınız. Yeter ki onurumuzdan olmayalım. Ama bugün yaşananların bizim iyiliğimiz için olduğunu söylemek mümkün değil. Ülkenin fabrikalarından tarlalarına kadar her şeyin sermayeye peşkeş çekildiği bir iktidarın yanında durarak hangi iyilikten söz edilebilir? Biz sefalet ücretleriyle yaşamaya çalışırken kurtuluşu orada aramak, Tuzla halkının değil, kendi servetinin kurtuluşudur.”
“Kimse bu iddiaya şaşırmadı”
Aydınlı Mahallesi'nde faaliyet gösteren başka bir esnaf ise transfer iddialarının mahallede sürpriz olarak karşılanmadığını söyledi.
Mahallede uzun süredir Bingöl ailesinin ekonomik gücünün konuşulduğunu belirten esnaf, şunları ifade etti: “Aydınlı denince akla Eren Ali Bingöl ve ailesi geliyor. Mahallede çok sayıda taşınmazlarının ve yatırımlarının bulunduğu konuşuluyor. Böyle bir konumda olan zaten kendini günün birinde riske atmazdı.”
Mahalle ziyaretlerini de eleştiren esnaf sözlerini şöyle tamamladı: “İstediği kadar mahalle mahalle dolaşıp nabız yoklasın. Bana göre istediğini zaten aldı. Bundan sonra elde edeceği her şeyi kendi hanesine yazıyor. Umarım bu yaşananlardan ders çıkaran yalnızca siyasetçiler değil, biz seçmenler de oluruz.”
AKP’ye geçiş iddialarıyla ilgili Eren Ali Bingöl tarafından henüz yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor. Ancak ilçede özellikle emekçi mahallelerinde yükselen tepkiler, tartışmanın yalnızca parti değiştirme iddiasıyla sınırlı kalmadığını; seçim döneminde verilen sözler, son aylardaki siyasi tutum ve temsil tartışmaları üzerinden daha geniş bir memnuniyetsizliğe dönüştüğünü gösteriyor.