Acil nakit ihtiyacı, konut veya taşıt alımı için bankalara başvuran yurttaşların kredi onayı alabilmesi, yalnızca gelir düzeyine değil finansal sicile de bağlı. Bankalar, başvuruları değerlendirirken kredi notu, ödeme alışkanlıkları, mevcut borçluluk, yasal takip kaydı ve çalışma düzeni gibi başlıklara bakıyor.
Özellikle kredi kartı borcunda sürekli yalnızca asgari tutarı ödemek, kısa vadede kartın açık kalmasını sağlasa da uzun vadede kredi notunu olumsuz etkileyebiliyor. Borcun kalan kısmına faiz işlemeye devam etmesi ve limit-borç dengesinin bozulması, yeni kredi başvurularında risk göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Mevzuata göre, bir yıl içinde üst üste üç kez yalnızca asgari ödeme yapan ya da borcunu eksik ödeyen kişilerin kredi kartları nakit avans kullanımına kapatılabiliyor. Bu durumun devam etmesi halinde kartın kullanıma tamamen kapatılması da gündeme gelebiliyor.
BANKALARIN DİKKAT ETTİĞİ KRİTİK BAŞLIKLAR
Bankaların ilk değerlendirdiği göstergelerden biri Findeks kredi notu. Ödemelerini geciktiren, borçlarını düzensiz kapatan veya sürekli asgari ödeme yapan kişilerin notu düşebiliyor. Riskli seviye olarak görülen 1100 puanın altındaki başvurularda kredi onayı almak belirgin şekilde zorlaşıyor.
Kredi başvurularında belgelenebilir gelir de temel şartlar arasında yer alıyor. Düzenli maaş, serbest meslek geliri ya da kira geliri gibi kaynakların bordro, SGK kaydı, vergi levhası veya benzeri resmi belgelerle kanıtlanması bekleniyor. Gelirini belgeleyemeyen kişilerin başvuruları çoğunlukla olumsuz sonuçlanıyor.
Aktif icra veya haciz kaydı da bankalar açısından önemli bir risk unsuru. Borçlarını uzun süre ödemediği için hakkında yasal takip başlatılan ya da maaşında haciz kararı bulunan kişilerin yeni kredi alması, dosyalar kapanmadan oldukça güçleşiyor.
Yaş sınırları ve çalışma süresi de başvuru sonucunu etkileyen kriterler arasında. 18 yaşından küçükler yasal olarak tek başına borçlanamazken, ileri yaş gruplarında uzun vadeli kredilerde hayat sigortası ve risk değerlendirmesi nedeniyle ek sınırlamalarla karşılaşılabiliyor. Ayrıca bankalar, çoğu zaman aynı iş yerinde en az 3 ila 6 ay kesintisiz sigortalı çalışma şartı arıyor.
Finans uzmanları, kredi kartı borcunda sürekli asgari ödeme yapmanın ana borcu azaltmadığına dikkat çekiyor. Ödemekte zorlananların yasal takibe düşmeden önce bankaların sunduğu borç yapılandırma ve taksitlendirme seçeneklerini değerlendirmesi, finansal sicilin korunması açısından daha güvenli bir yol olarak öne çıkıyor.
Haber Kaynağı : 12punto