Bakan Gürlek, AHBAP soruşturmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, deprem döneminde toplanan yardım paralarına ilişkin para trafiğinin soruşturulduğunu belirtirken, Haluk Levent'in yurt dışına çıkış yasağını öğrendikten sonra telefon sinyalinin kesildiğini ve İzmir üzerinden Yunan adalarına kaçmayı planladığının tespit edildiğini söyledi.
Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle:
Şimdi AHBAP soruşturmasını biliyorsunuz. Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı. Biliyorsunuz, belediyelerde genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor.
Tabii Şile Belediyesi'nde Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda Haluk Levent'in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında Şile Belediyesi'nde gözaltına alındı.
Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz, daha sonradan AHBAP'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı.
Tabii burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar. Hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın. Yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri inceleniyor. Burada tabii Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani, sonuçta kardeşler arasında para trafiği var.
Ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın AHBAP'la bir sıfatı yok. Bizim yönetim kadrosunda sıfatı yok. Dernek içinde de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya AHBAP Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor.
Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Soruyorlar. Yani Yeliz Kaya'nın ifadesini alıyorlar: "Bu hesap hareketleri var. AHBAP'ta senin ne ilgin var?"
Sen normalde belediye soruşturması kapsamında gözaltına alınıyorsun. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki: "Bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı."
Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce AHBAP'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu.
Normalde Yeliz Kaya'nın AHBAP Derneği'nde resmi bir sıfatı olmamasına rağmen AHBAP Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar, anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.
Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu, biliyorsunuz, normalde çarşamba günü hafta içi soruşturmaların bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor: Genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşlar da takip ediyor. Yani ne yapıyor, ne ediyor diye.
Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte.
Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, 3 kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söyledi.
Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu.
Daha sonra pazar günü sanıyorum, yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken, 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak istedik. İsterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyali kesildi.
Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız, aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaç girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarından kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı.
Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu.
Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.
Burada tabii ilgilendiren konu, ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde, biliyorsunuz, çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diliyorum.
Burada Haluk Levent'in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı AHBAP isimli bir dernek var, biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor. Ama tabii aktif olarak, yoğun olarak bu dernek, AHBAP Derneği, depremden sonra, yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor.
Yani burada önemli olan, buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması önemli değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. AHBAP da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi.
Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar AHBAP Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar kuruna, o zamanki Türk lirası hesabına göre 4,3 milyar TL. Şu an o zaman kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış.
Ama burada bizi ilgilendiren kısım, AHBAP Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bizi ilgilendiren, bunun suç olup olmadığı. Burada önemli olan konu bu. Biz bunu gördük.
MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti.
Bakın, Haluk Levent bizi yasal bahis dediğimiz, yani legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi.
Yani bir kamu derneğinden, bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek, tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım paralarını hesabına almış. Yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç.
Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti. Bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını...
Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım, şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var.
Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum: Burada bizi ilgilendiren, Adalet Bakanlığı'nın ya da Başsavcılığın görevi, özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesinde deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra kumar, bahis vesaire için kullanılması.