Sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, Ahbap Derneğine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Haluk Levent hakkında uzun bir paylaşım yaptı. Kırmızıgül, “Nereden nereye… Bir Haluk Levent hikâyesi” sözleriyle başladığı paylaşımında, Prestij Müzik çatısı altında birlikte şöhrete ulaştıkları yıllardan bugüne uzanan kişisel ilişkilerini anlattı.
Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz ve Haluk Levent’in 1990’lı yıllarda Prestij Müzik’te başlayan hikâyeleri, Kırmızıgül’ün yönettiği 2023 yapımı “Prestij Meselesi” filmine de konu olmuştu.
“AYNI HAYALLERİ KURUYORDUK”
Kırmızıgül, Haluk Levent’le aynı dönemde müzik dünyasına adım attıklarını belirterek paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Bir gün milyonlara ulaşacağımızın hayalini kuruyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık.”
Kırmızıgül, Levent’in o dönemde ağır bir borç yüküyle karşı karşıya kaldığını ve bazı “kötü alışkanlıklarının” kendisine büyük sorunlar yaşattığını ileri sürdü.
Haluk Levent’in borçları nedeniyle cezaevine girdiği dönemde, yapımcı Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz’le birlikte kendisine destek olduklarını anlatan Kırmızıgül, sekiz ayrı bankaya olan borçlarının ödenmesine de katkıda bulunduklarını iddia etti.
Bu anlatımlar Kırmızıgül’ün kişisel beyanlarına dayanıyor.
“KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDUM”
Kırmızıgül, yıllar sonra Haluk Levent’in Ahbap Derneği aracılığıyla yürüttüğü yardım faaliyetlerini gördükçe arkadaşının geçmişteki sorunlarını geride bıraktığını düşündüğünü ifade etti.
Levent’in ihtiyaç sahipleri için yaptığı çalışmalardan gurur duyduğunu söyleyen Kırmızıgül, sanatçının devlet kurumlarından, yerel yöneticilerden ve sivil toplum kuruluşlarından destek gördüğünü hatırlattı.
Kırmızıgül, “Haluk Levent o karanlık günleri geride bıraktı. Çok şükür küllerinden yeniden doğdu” diye düşündüğünü belirterek, arkadaşının yıllar içerisinde yeniden büyük bir toplumsal güven kazandığını söyledi.
“O MASALARA BİR DAHA OTURMAMALIYDIN”
Paylaşımının devamında Levent’e sitem eden Kırmızıgül, açıkça isimlendirmediği “kötü alışkanlıkların” sürdüğünü öne sürdü.
“Ah be Haluk… Şu kötü alışkanlıklarından neden kurtulamadın?” diye soran Kırmızıgül, şu ifadeleri kullandı:
“Depremde ölen insanlar için, dünyalar güzeli o çok özel kızının hatırı için bile o masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranlara bakmamalıydın. O tuşlara hiç dokunmamalıydın.”
Kırmızıgül’ün “masa, ekran ve tuş” ifadeleriyle, Ahbap soruşturması kapsamında gündeme gelen bahis iddialarına gönderme yaptığı değerlendirildi.
“BU HALK SANA GÜVENDİ”
Kırmızıgül, 6 Şubat depremlerinin ardından çok sayıda kişinin yardımlarını kamu kurumları yerine Ahbap Derneğine göndermesini, Haluk Levent’e duyulan güvenin göstergesi olarak değerlendirdi.
Bu güvenin boşa çıkarıldığını savunan Kırmızıgül, paylaşımında şu sözlere yer verdi:
“Bu halk seni başının üstüne koydu. En güvenilir, en çok alkışlanan sanatçılardan biri yaptı. Bağrına bastı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi.”
Kırmızıgül, Levent’in yalnızca kendisine değil, ona inananlara, sevenlerine ve dostlarına da zarar verdiğini ileri sürdü.
“EN ÇOK KIZINI DÜŞÜNÜYORUM”
Kırmızıgül, paylaşımının en duygusal bölümünde Haluk Levent’in kızına değindi.
“Ben bugün en çok seni değil, o çok özel olan kızını düşünüyorum” diyen Kırmızıgül, bir babanın çocuğuna güven vermesi gerektiğini belirtti.
Paylaşımını, “İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı: Gerçekten değdi mi Haluk?” ifadeleriyle tamamladı.
HALUK LEVENT SUÇLAMALARI REDDETTİ
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında 11 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Haluk Levent, savcılık ifadesinde bağışları kişisel çıkarı için kullandığı iddialarını reddetti. “Derneğin tek kuruşuna dokunmadım” diyen Levent, Ahbap’ın mal varlığını şahsi menfaati için kullanmadığını savundu.
Levent, Ahbap’a ait bazı çek ve senetleri kişisel borç ilişkilerinde teminat olarak kullandığını kabul ederken bunu “usulsüzlük” olarak nitelendirilebilecek bir hata olarak değerlendirdi; yolsuzluk yaptığı iddiasını ise kabul etmedi.