Ukrayna, 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi’yle birlikte Karadeniz’i savaş alanına çevirdi. 50’den fazla sivil ticaret gemisinin insansız platformlarla hedef alındığı bildirildi. Vurulan gemiler içinde Türk sahipli ve mürettebatlı gemilerin de bulunduğu öğrenildi. Özellikle Azak Denizi'nde gerçekleşen saldırılar, yakıt taşıyan tankerler üzerine yoğunlaşıyor. Türkiye ise petrol ithalatının yüzde 50’sini hâlâ Rusya’dan tankerlerle yapıyor. Ayda 5 milyon varilin üzerinde petrol Türkiye’ye getiriliyor. Bu rakamın son birkaç yıl içinde 12 milyon varile ulaştığı aylar da oldu. Bu da her 2-3 gün içinde en az bir tankerin Rusya’dan Türkiye’ye petrol taşıdığı anlamına geliyor. Türkiye’nin enerji güvenliği büyük bir risk altına girerken, Karadeniz’in ateş hattına dönmesi ise daha büyük tehlikeleri beraberinde getiriyor.
HEM ENERJİ HEM TAHIL HEDEFTE
Ukrayna’nın ‘Magyar’ın Kuşları’ olarak bilinen 414. Bağımsız İnsansız Saldırı Havacılık Sistemi Tugayı, 7 Temmuz günü Azak Denizi’nde 8 tanker, 1 kargo gemisi ve 1 feribotu vurduğunu iddia etti. 8 Temmuz’da 9 tankerin hedef alındığı açıklandı. 9 Temmuz’da 14 tankerin vurulduğu ileri sürüldü. 10 Temmuz’da 10 tanker, 1 kargo gemisi, 1 feribot ve 1 römorkör gemisine saldırı düzenlendiği kaydedildi. 11 Temmuz gecesi de 21 tanker, 4 römorkör, 2 kargo gemisi ve 1 özel amaçlı geminin vurulduğu savunuldu. Kiev ayrıca Kırım ve Donbass’ta bulunan filo varlıkları ve enerji altyapısı da dahil olmak üzere 53 hedefe saldırı düzenlediğini açıkladı. Toplam hedef alınan gemi sayısı teyit edilemese de, son 4-5 gündür Karadeniz’de vurulmuş çeşitli tanker görüntüleri gelmeye devam ediyor.
Reuters ise üç kaynağına atıfta bulunarak, bu saldırıların sonucunda “Rusya’nın, Don Nehri ile Azak Denizi’ni birbirine bağlayan ve seyir yapılabilir bir suyolu olan Don-Azak Kanalı üzerindeki sevkiyatları geçici olarak durdurduğunu” yazdı. Tahıl piyasası analistleri de dünyanın en büyük tahıl üreticisi olan Rusya’nın, buğday ihracatının yaklaşık yüzde 25’inin Azak Denizi üzerinden gerçekleştiğini hatırlattı.
TÜRK GEMİSİ DE VURULDU
Deniz güvenliği şirketi Vanguard Tech'in raporuna göre ise saldırılarda Türk bayraklı Yasa Polaris tankeri de 7 Temmuz'da Novorossiysk açıklarındaki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminaline yaklaşırken Ukrayna'ya ait bir insansız hava aracı tarafından vuruldu.
Türk denizcilik uzmanı Kozan S. Erkan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Son 72 saatte Ukrayna, Karadeniz’de tüm sivil gemileri vurmaya başladı. Yaklaşık 50 gemi vurularak seyir yapamaz hâle getirildi. Denizden kamikaze İDA ile gövdeyi vurmak yerine kanatlı İHA’larla güverteden vuruyorlar. Can kayıpları da var. Türk sahipli ve mürettebatlı gemiler de vuruluyor. Barış ya da ateşkesi temin etmek için hiç sağlıklı bir yol değil. Sivil gemi taşımacılığı Karadeniz’in can damarıdır, bizi de negatif etkiler.”
NATO’NUN UKRAYNA KARARI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin açılış toplantısında Ukrayna’ya destek mesajları vermişti. Ukrayna Savaşı'nda ABD Başkanı Trump'ın “barış vizyonunu” paylaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna'ya kendi millî envanterimizden sağladığımız askeri desteğe ek olarak, PURL (Ukrayna için Önceliklendirilmiş İhtiyaçlar Listesi) girişimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.
NATO Liderler Zirvesi’nin ardından yayınlanan Ortak Bildirge’de ise şu bilgiler yer almıştı: “Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor.”