Ana içeriğe geç

Suyu değerli kaynak olarak gören şirket ve ülkeler başarılı olacak

Son birkaç ay, su kaynakları­nın önemini ve kırılganlığını sert bir şekilde hatırlattı. Nere­deyse tamamen denizden içme suyu sağlayan yaklaşık 62 mil­yon nüfusa sahip Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, tuz arındırma tesislerini drone ve füzelerle he­def aldı; bu, onların yaratmadı­ğı jeopolitik bir çatışmanın par­çası.

Suyu değerli kaynak olarak gören şirket ve ülkeler başarılı olacak
Dünya Gazetesi
16

Dünya Bankası Eski Genel Müdürü BERTRAND BADRÉ

Son birkaç ay, su kaynakları­nın önemini ve kırılganlığını sert bir şekilde hatırlattı. Nere­deyse tamamen denizden içme suyu sağlayan yaklaşık 62 mil­yon nüfusa sahip Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, tuz arındırma tesislerini drone ve füzelerle he­def aldı; bu, onların yaratmadı­ğı jeopolitik bir çatışmanın par­çası. Bu arada, Orta Amerika'da yetersiz yağış sayısı yıllardır Pa­nama Kanalı'nda su seviyeleri­ni düşürüyor; bu da yerel temiz su ihtiyacı ile hayati bir nakli­ye arteri üzerinden geçiş talebi arasında gerilim yaratıyor. Pa­nama'da tatlı su kıtlığı deniz ti­caretini boğarken, Körfez'de de­niz çatışması içme suyunu azal­tıyor.

Yetersiz su yönetiminin so­nuçları çok geniş kapsamlı as­lında. Güvensiz su ve sanitas­yonla ilgili hastalıklar, dünya genelinde beş yaş altı çocuklar arasında önemli bir halk sağlığı riski ve ölüm nedenlerinden bi­ri olarak öne çıkıyor. İklim de­ğişikliği nedeniyle giderek daha şiddetli ve sık hale gelen suyla ilgili doğal afetlerin ekonomik maliyetlerine bakıldığında ku­raklıklar, dünyaya yıllık tahmi­ni 307 milyar dolara mal olu­yor. Yine 2000-2019 yıllarında seller 651 milyar dolarlık hasa­ra yol açtı. Bu arada, su kirlili­ği tüm bölgelerde ekonomik bü­yümeyi aşındırmaya devam edi­yor. 2016 yılında Dünya Bankası, en savunmasız bölgelerin büyü­me oranlarının suyla ilgili kayıp­lar nedeniyle 2050'ye kadar GS­YİH'nın yüzde 6'sına kadar dü­şebileceğini öngördü.

Dünya ticaretinin yüzde 80’ideniz yoluyla gerçekleşiyor

Suyun küresel ticaretteki ro­lü de çok önemli; dünya tica­ret miktarının yaklaşık yüz­de 80'i deniz yoluyla gerçekle­şiyor. Dünyanın en önemli dar geçitleri Hürmüz Boğazı, Pa­nama Kanalı ve Süveyş Kanalı. 2023 yılında uzun süren kurak­lık, Panama'yı su yoluna erişi­mi kısıtlamaya zorladı. Günlük taşıma 2024 başlarına gelindi­ğinde yaklaşık üçte bir oranında azaldı ve Pasifik boyunca nak­liye ücretleri yükseldi.

Bu yıl Hürmüz Boğazı'nın kapanması suyla ilgili bir kesinti nedeniy­le tetiklenmemiş olsa da suyun küresel lojistikte temel strate­jik bir değişken olduğu mesajı­nı pekiştiriyor. Bununla beraber Birleşmiş Milletler araştırmacı­ları şimdi birçok bölgenin "su if­lasına" yaklaştığını söylüyor. Su sistemlerinin artık tarihsel te­mellerine gerçekçi şekilde geri dönemeyeceği bir dönemde do­ğal sermaye olan sulak alanlar da artık zarar görüyor.

Su tüketiminin 5’te 1’ıtüketilen mala gidiyor

Artan kıtlığa dikkat çekmek için 2003'te Évian'daki G8 zir­vesinde, liderler su güvenliğinin ekonomik ve jeopolitik sonuçla­rına karşı uyarıda bulunmuştu. Ancak aradan geçen 23 yıla rağ­men su, küresel ölçekte Bretton Woods benzeri bütüncül yöne­tim çerçevesine sahip olmayan az sayıdaki stratejik kaynaktan biri olmaya devam ediyor.

Su yö­netimi hala, farklı uluslararası anlaşmalar ve kurumların oluş­turduğu parçalı bir yapıya daya­nıyor. Küresel su tüketiminin yaklaşık beşte biri, üretildikle­ri ülke dışında tüketilen malla­ra entegre ediliyor, bu da büyük bir kör nokta anlamına geliyor. Sanal su akışlarının küreselleş­mesi üzerine yapılan araştırma­lar, suyun üretim faktörü olarak doğru şekilde hesaba katıldığın­da, küresel ticareti düzenleyen klasik karşılaştırmalı avantaj kalıplarının artık geçerli olma­dığını gösteriyor. Çünkü su kıtlı­ğı olan ülkeler, su yoğun malları, fiyatsız ve azalan girdilerle süb­vanse edilen su yoğun ürünlere ihraç edebilir.

Bol ve öngörülebilir su kay­nakları, iki yüzyıldan fazla bir süre boyunca ekonomik büyü­meyi, sanayileşmeyi ve küresel ticareti destekledi. Ama suyun doğal kabul edilebildiği günler sona erdi. Su kendi başına stra­tejik bir varlıktır ve enerji, tica­ret ve finans gibi ciddiyetle yak­laşmalıyız.

Şimdi soru şu: Hükümetler, işletmeler, yatırımcılar ve ku­rumlar bu anlayışı günlük ka­rarlarına ne kadar hızlı entegre edebilirler? Önümüzdeki 20 yıl boyunca başarılı olan ülkeler ve şirketler, suyu değerli bir kaynak olarak görenler olacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler