FETÖ'nün "Yeni Nesil Casusluk" taktiklerini ilk kez açıklayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, örgütün paravan şirketler, sosyal gruplar ve dijital hatlar üzerinden kamufle olmaya çalıştığını belirtti. FETÖ’nün 'güncel yapılanma', 'finans yapılanması', 'yurt dışı yapılanması' ve 'kripto unsurlar' üzerinden varlığını korumaya çalıştığını açıklayan Gürlek, “Ahtapotun kollarını kestik ama tamamen temizleyene kadar durmayacağız' felsefesiyle hareket edilmektedir” diyerek mücadelenin sürdüğünü ifade etti.
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'nin geleceğini karartmak isteyen Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) karşı başlatılan hukuk mücadelesi tüm hızıyla sürerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ'nün "Yeni Nesil Casusluk" taktiklerini ilk kez açıkladı.
Sabah gazetesinden Abdurrahman Şimşek’e konuşan Bakan Gürlek FETÖ’nün paravan şirketler, sosyal gruplar ve dijital hatlar üzerinden kamufle olmaya çalıştığını, şu an 'güncel yapılanma', 'finans yapılanması', 'yurt dışı yapılanması' ve 'kripto unsurlar' üzerinden varlığını koruma gayretinde olduğunu ifade etti.
SİNSİ BİR "YENİ NESİL CASUSLUK ŞEBEKESİ"
FETÖ ile mücadelenin "Büyük Devlet Arınması" olduğunun altını çizen Gürlek FETÖ’nün devletin kendi gücünü yine devlete karşı kullanan sinsi bir "yeni nesil casusluk şebekesi" olduğunu vurguladı.
BİRBİRİNDEN KOPUK GİZLİ GRUPLAR
Bakan Gürlek, şöyle konuştu:
FETÖ/PDY'yi klasik terör örgütlerinden ayıran, onu 'yeni nesil' kılan temel fark, devleti dışarıdan silah zoruyla ve doğrudan cephe alarak yıkmaya çalışmamasıdır. FETÖ/PDY; devleti dışarıdan yıkmak yerine, devletin kendi gücünü, silahını ve mekanizmalarını yine devlete karşı kullanan sinsi ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Burada, dini değerleri istismar eden, 'mahrem hücreler' şeklinde birbirinden kopuk gizli gruplar halinde örgütlenen, 'takiyye ve renklendirme' adını verdikleri çift kimlikli yaşamı kurumsal bir ilke haline getiren bir casusluk şebekesinden bahsediyoruz. Darbe teşebbüsüne kadar silahlı kapasitesini açık alanda değil; bürokrasi, istihbarat, yargı ve ordu içerisine sızdırdığı elemanları vasıtasıyla saklamıştır.
Gürlek, örgütün dünya genelinde 160'tan fazla ülkede kurduğu okul, vakıf ve dernek ağının küresel bir mali derinlik sağladığını belirtti.
Örgütün nihai amacının, demokratik ve anayasal nizamı tamamen yıkarak, kendi gizli ideolojilerine ve örgüt liderinin dogmalarına dayalı totaliter bir rejim kurmak olduğu vurgulayan Gürlek “Burada çok büyük bir psikolojik yönlendirme ve inanç istismarı mekanizması vardır. En sık kullandıkları argümanlar; hizmet, maneviyat, kaliteli eğitim vaadi ve burs destekleri olmuştur. İşin dünyevi boyutunda ise 'soru hırsızlığı' yoluyla emek hırsızlığı yapmışlar, üyelerine haksız kamu kariyerleri vaat ederek onları hem ekonomik hem de psikolojik olarak kendilerine bağımlı hale getirmişlerdir" dedi.
Örgüt elebaşının ölmüş olmasının, bu tehdidin tamamen bittiği anlamına gelmediğini ifade eden Gürlek, FETÖ ile mücadelenin yeni safhasını şöyle anlattı:
Bugüne kadar FETÖ/PDY ile ilgili soruşturmalarda toplam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapılmıştır. Bu kişilerden 636 bin 934'ü hakkında yargı kararını vermiştir. Mahkûmiyet alan 127 bin 102 kişinin yanı sıra, suçsuzluğu anlaşılan 124 bin 743 kişi hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu rakamlar, yargının ne kadar titiz ve adil davrandığının, 'kurunun yanında yaşın yanmaması' için nasıl bir hassasiyet gösterildiğinin en somut kanıtıdır. Şu an soruşturma ve yargılamalarda 83 bin 404 kişi hakkında dava ve soruşturmalar devam ediyor.
2026 yılının ilk 6 ayında güncel yapılanmaya yönelik 1.065 operasyon yapıldığını, 2.451 kişinin gözaltına alındığını belirten Gürlek, "2017'de hayata geçirdiğimiz 'Lekelenmeme Hakkı' kapsamında, 30 Haziran 2026 itibarıyla 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından 1 milyon 561 bin 489'unda soruşturma yapılmasına yer olmadığı (SYOK) kararı verildi. Yani 1.5 milyonun üzerinde vatandaşımız, asılsız ithamlarla adli sisteme dahil edilmeden, isimlerine leke sürülmeden korunmuştur” dedi.
Bakan Gürlek, 15 Temmuz gecesi sahaya çıkan darbecilere yönelik yargılamalar hakkında şu bilgiyi verdi:
289 fiili darbe davasının tamamı ilk derece mahkemelerinde karara bağlandı. Bu davalarda 1.634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet, 1.366 kişiye müebbet hapis cezası verildi. 1.891 kişi hakkında da süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkûmiyet verildi. Yargıtay'a gönderilen 271 dosyadan 236'sı onanarak kesinleşti. Hainlerin döktüğü her damla kanın hesabı hukuk önünde sorulmuştur.
FETÖ’nün yeni yöntemlerine de değinen Gürlek “Kendilerini çok farklı sosyal grupların, akımların içinde gizleyerek kamufle etmeye çalışmaktadırlar. Yurt dışına kaçanlar ise Türkiye karşıtı lobilerle iş birliği içinde, sosyal medya üzerinden çok yoğun yalan haberler yayarak dezenformasyon ve algı operasyonları yürütmektedirler. Kendilerine yeni gizli finansal kaynaklar bulmaya çalışan, 'kripto' yani gizli kalmış unsurları üzerinden yeniden toparlanma hayalleri kuran bir yapı karşımızdadır. Cumhurbaşkanımızın tabiriyle, 'Ahtapotun kollarını kestik ama tamamen temizleyene kadar durmayacağız' felsefesiyle hareket edilmektedir. Bu yüzden devletimizin, bu yapının yeni nesil dijital yöntemlerine ve güncel finansman hatlarına karşı mücadelesi en küçük bir gevşeme göstermeksizin kararlılıkla sürdürülmektedir” mesajını verdi.