Ana içeriğe geç

Kapalıçarşı soruşturmasında 40 milyarlık çark: "M80" sistemiyle dev vurgun

40 milyarlık suç gelirinin aklandığı iddia edilen Kapalıçarşı soruşturmasında 1548 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede "M80" sistemiyle yapılan dev vurgunun detayları dikkat çekti.

Kapalıçarşı soruşturmasında 40 milyarlık çark: "M80" sistemiyle dev vurgun
Yeniçağ
16

İstanbul Fatih’teki tarihi Kapalıçarşı’da 2019-2023 yılları arasında yürütüldüğü iddia edilen kara para aklama ağına ilişkin soruşturma tamamlandı.

Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin, bugünkü köşe yazısında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve yaklaşık 40 milyar liralık suç gelirinin aklandığı iddia edilen "Kapalıçarşı soruşturması"nın detaylarını paylaştı.

Hazırlanan 1548 sayfalık iddianameye göre, 36'sı firari ve 134'ü tutuklu olmak üzere toplam 504 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.

MASAK RAPORUYLA BAŞLAYAN SÜREÇTE 1112 DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ

Soruşturmanın temeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı tarafından 11 Eylül 2023 tarihinde hazırlanan "Analiz ve Değerlendirme Raporu"na dayanıyor. Bu raporda, paravan şirketler üzerinden suç gelirlerinin temin edildiği ve aklandığına dair mali analizler yer aldı. Savcılık; Türkiye genelinde yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, Forex dolandırıcılığı, e-pin işlemleri ve ödeme kuruluşları üzerinden yürütülen 100 ayrı başsavcılığa ait 1112 soruşturma ve dava dosyasını tek bir dosyada birleştirildi.

Kapalıçarşı soruşturmasında 40 milyarlık çark: "M80" sistemiyle dev vurgun - Resim : 1

"M80" KODLU PROFESYONEL AKLAMA SİSTEMİ NASIL İŞLEDİ?

İddianamede, suç şebekesinin bankalar, e-para kuruluşları, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden profesyonel bir aklama ağı kurduğu ayrıntılarıyla anlatıldı.

Şebeke üyeleri, başlangıçta kendi adlarına ve akrabaları adına, daha sonra ise aracılar vasıtasıyla çeşitli üçüncü kişiler adına limitet şirketler kurdurdu.

Sistemde şirket ortağı görünümünde olan bu kişilere aylık 5 bin TL ile 40 bin TL arasında değişen tutarlarda ödemeler yapıldı.

Sisteme çeşitli kanallardan dahil olan tutarlar, organizasyon yöneticileri ve muhasebe yapılanması tarafından özel yazılımlar kullanılarak "M80" koduyla adlandırılan bir altyapı üzerinden adım adım takip edildi.

Paravan şirketler adına çok sayıda banka hesabı ile elektronik para ve ödeme kuruluşlarından POS cihazları tesis edildi.

POS cihazlarından elde edilen tutarlar, şirketlerin ve ilişkili kişilerin banka hesaplarına aktarılarak suç gelirleri bankacılık sistemine sokuldu.

Para transferlerine yasal kılıf uydurmak ve banka denetim mekanizmalarını atlatmak amacıyla, şebekenin muhasebecileri tarafından gerçek bir mal veya hizmete dayanmayan tamamen sahte faturalar düzenlendi.

Bazı banka personelleriyle kurulan yakın ilişkiler sayesinde, yüksek tutarlı para transferlerinin kolaylaştırıldığı ve hesapların bloke edilmesi veya kapatılmasının engellendiği tespit edildi.

Örgüt yöneticileri, kimliklerini sistem dışında tutmak için şahsi hesaplarını kullanmaktan bilinçli olarak kaçınarak tüm işlemleri üçüncü şahıslar adına açılmış hesaplar üzerinden yürüttü.

DÖVİZ BÜROLARI VE KRİPTO PARALAR ÜZERİNDEN YURT DIŞINA KAÇIRILDI

Aklama sürecinin tahsilat ve yurt dışı transfer ayağını döviz büroları ile kripto varlıklar oluşturdu. "M80" altyapısıyla takip edilen paraların dolaşımı ise iddianamede dikkat çekti.

Sisteme giren paranın önemli bir bölümü, yüksek nakit hareketlerinin olağan karşılanacağı döviz bürolarının hesaplarına aktarıldı. Döviz büroları, sistemin fiili tahsilat ve nakit dağıtım merkezi gibi kullanıldı.

Üçüncü kişilere yapılacak nakit teslimatları telefon veya mobil uygulamalarla organize edilip döviz bürolarından "döviz veya altın alım-satımı" yapılmış görünümü altında muhasebeleştirildi.

5549 sayılı Kanun kapsamındaki kimlik tespiti zorunluluğuna şeklen uymak için, şirket ortaklarından noter huzurunda alınan vekaletnameler kullanıldı.

Döviz bürosu aracılığıyla sistem dışına çıkarılan nakitler, nakit-kripto dönüşümüne aracılık eden bürolar vasıtasıyla kripto varlıklara dönüştürülerek üçüncü kişilere transfer edildi.

Döviz bürolarına yönlendirilmeyen tutarlar ise doğrudan gerçek kişi hesapları üzerinden kripto para platformlarına aktarıldı ve çoğunlukla USDT (Tether) isimli stabil kripto varlığa çevrildi.

Aklanan bu kripto varlıkların bir kısmı, yurt dışında kurulu olan ve ülkemizde yasa dışı bahis, casino ve Forex siteleri üzerinde faaliyet gösteren yasa dışı ödeme kuruluşlarına gönderildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler