Suçiçeği, Gazze'de çatışmalar nedeniyle yerinden edilenlerin yaşadığı kamplarda hızla yayılıyor. Sağlık yetkilileri, son 2 hafta içinde 130'dan fazla sağlık tesisinde yaklaşık 9 bin 300 vakanın kaydedildiğini ancak gerçek vaka sayısının bunun çok üzerinde olabileceğini belirtiyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Sağlık Kümesi, vakalardaki artışı yerinden edilme alanlarındaki aşırı kalabalık, yaz sıcaklarının etkisi ve temiz suya erişimin giderek zorlaşmasına bağlıyor.
Vakaların yarıdan fazlası Han Yunus vilayetinde kaydedildi. Aynı dönemde sağlık ekipleri, Gazze Şeridi genelinde uyuz, saç biti ve impetigo dahil 18 binden fazla yeni bulaşıcı cilt hastalığı vakası da tespit etti.
Sadece birkaç metrekarelik çadırlarda yaşam mücadelesi veren aileler için, hasta çocukların izole edilmesi yönündeki tıbbi tavsiyeleri uygulamak ise neredeyse imkânsız.
Nuseyrat'ta yerinden edilmiş Filistinli Hamada Ebu Ghali, kızına önce yanlış teşhis konulduğunu, bir dermatoloğun daha sonra suçiçeğini doğruladığını anlattı.
"Doktorlar onun yalnız kalması, ayrı bir yatağı ve kıyafetleri olması, eşyalarının da ayrı yıkanması gerektiğini söyledi. Ama bunu nasıl yapabiliriz? Bir çadırda yaşıyoruz ve gerçekten hiç yer yok," diyen Ebu Ghali, enfeksiyonun kısa sürede diğer çocuklarından birine de bulaştığını söyledi.
"Savaştan önce bir evimiz ve odalarımız vardı. Şimdi ise hepimiz tek bir çadırda yaşıyoruz," ifadelerini kullandı.
Oğlunun, her çocuk gibi dışarı çıkmak istediğini söyleyen Ebu Ghali’ye göre, çadırın çevresi hiçbir koruma sağlamıyor. “Ne kadar korumaya çalışsanız da, dışarı çıkar çıkmaz kanalizasyon ve çöple çevrili oluyor. Durumun her yönü hastalığın yayılmasını kolaylaştırıyor.”
Deyr el-Belah’ta yerinden edilmiş olan Ahmed Ebu Hüseyin, zaman zaman bir çadırı birden fazla ailenin paylaştığı koşulları anlattı.
Euronews’e konuşan Ebu Hüseyin, “Teoride izole edilmesi gerekiyor çünkü bulaşıcı bir hastalık, ama hiç yer yok ve bütün çocuklar bir arada” dedi. “Onları kontrol edemiyoruz, çadırın içinde tutamıyoruz, bu yüzden enfeksiyon sonunda tüm aileye yayılıyor.”
Aşı krizi riski artırıyor
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze Şeridi genelinde yaklaşık 1,7 milyon kişi; içme suyu, hijyen malzemeleri ve sanitasyon hizmetlerinin son derece yetersiz olduğu bin 600’den fazla geçici barınma merkezinde yaşam mücadelesi veriyor.
El-Rantisi Çocuk Hastanesi'nde çocuk sağlığı danışmanı olarak görev yapan Dr. Şerif Mattar ise açıklanan vaka sayılarının muhtemelen gerçeği tam yansıtmadığını söyledi.
Suçiçeğine yakalanan çocukların büyük bölümünün çadırlarda ya da birinci basamak sağlık merkezlerinde muayene edildiğini, hastaneye hiç ulaşmadığını belirten Mattar, bu nedenle çok sayıda vakanın resmi kayıtlara yansımadığını ifade etti.
Suçiçeği, varisella-zoster virüsünün neden olduğu ve solunum damlacıkları, enfekte kabarcıklarla doğrudan temas ya da virüs bulaşmış yüzeyler aracılığıyla yayılan son derece bulaşıcı bir hastalık. Bu bulaşma yollarının tamamı, aşırı kalabalık yerinden edilme kamplarında kontrol altına alınmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Bir sağlık merkezinde görev yapan hemşire Şeymaa Hacci, cilt hastalıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına getirilen çocuk sayısının her geçen gün arttığını söyledi.
Hacci, çocukların büyük bölümünün ancak döküntüler vücutlarının büyük kısmına yayıldıktan sonra sağlık merkezine ulaştırıldığını belirtti.
Mevcut tedavi ise çoğunlukla kaşıntıyı hafifletmeye ve ikincil bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmaya yönelik destekleyici bakımla sınırlı. Ancak bunun için gerekli temel tıbbi malzemelerin bile tükenme noktasına geldiği ifade ediliyor.
"Hasta çocuğun, bulaştırıcılık dönemi sona erene kadar diğer çocuklardan ayrı tutulması gerekiyor. Ancak çadırlarda bunu yapmak neredeyse imkânsız," diyen Hacci, durumu şöyle anlattı: "Bütün çocuklar aynı alanda oynuyor ve aynı yaşam alanını paylaşıyor. Bu nedenle hastalığın çocuktan çocuğa, aileden aileye yayıldığını görüyoruz."
Hacci, kaşıntıyı hafifletmek ve döküntüleri yatıştırmak için kullanılan kalamin losyonundaki kıtlığın çocukların yaşadığı sıkıntıyı daha da artırdığını vurguladı. Çocukların kaşınmayı durduramamasının ciltte iltihaplanma ve ikincil enfeksiyon riskini yükselttiğini belirtti.
Gazze Şeridi'ndeki Tıbbi Yardım Kurumu'nun Direktörü Bassam Zaqout ise savaş sırasında doğan binlerce çocuğun rutin aşı takvimlerini tamamlayamadığını söyledi. Zaqout, yeni aşı sevkiyatlarına getirilen kısıtlamaların da sağlık sisteminin toplumsal bağışıklığı güçlendirme kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığını ifade etti.
Zaqout ayrıca, suçiçeğinin hamile kadınlar için anne ve fetüs açısından daha yüksek komplikasyon riski taşıdığı uyarısında bulundu. Uzmanlaşmış doğum hizmetlerine erişimin ciddi ölçüde kısıtlandığı mevcut koşullarda bu riskin daha da arttığını vurguladı.
Gelen yardımlar ihtiyacın altında kalıyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ - WHO), Gazze’nin sağlık sisteminin tesislerdeki ağır hasar ve ilaç ile personel eksiklikleri nedeniyle halen sınırlı kapasiteyle çalıştığını bildirdi.
OCHA’nın saha ziyaretlerinde, yerinden edilme alanlarında güvenli suyun bulunmadığı, kampların çevresindeki sokaklardan kanalizasyon akıntılarının geçtiği tespit edildi.
İsrail’in Topraklardaki Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), geçen yıl 10 Ekim’de Hamas ile İsrail arasında başlayan ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’ne 18 bin ton ilaç ve tıbbi malzeme girdiğini açıkladı.
Sahadaki sağlık çalışanları ise mevcut salgının kontrol altına alınması için bu hızın halen yeterli olmadığını söylüyor.
BM sağlık kümesi, tıbbi ekiplerin ateş düşürücü ilaçlar, kaşıntı giderici tedaviler ve bakteriyel komplikasyon gelişen vakalar için antibiyotiklerin dağıtımını artırdığını, yerinden edilme alanlarına sağlık eğitimi ekipleri gönderildiğini bildirdi.
Ancak bu müdahalelerin, yardım sevkiyatlarının hızında kayda değer bir artış sağlanmadığı ve çok daha fazla hijyen ürünü ile tıbbi girdi temin edilmediği sürece yeterli olmayacağını vurguladı.